Arılar dumandan neden kaçarlar?

Arıcıların kullandığı duman bal arılarını nasıl bir arada tutuyor?BBC Focus dergisinde yer alan haber, bunu detaylı bir şekilde açıklıyor.
Balarıları alarm durumuna geçtiklerinde keskin kokulu feromon (İnsan vehayvanlarda davranışları düzenleyen ektohormon tipi) yayıyorlar. Balarılarında alarm feromonunun esas bileşeni iso-pentyl acetate’dir. Bumadde kraliçe arıda bulunmuyor. İso-pentyl acetate, 2-heptanone adlıbir başka kimyasal madde tarafından da destekleniyor. Bu madde işçiarıların mandibular bezlerinde bulunuyor. Bu bileşenler diğer arılardaalarm yanıtını harekete geçiriyor, böylece tüm arılar alarm durumageçiyor ve davetsiz misafir olarak görünen her şeye karşı saldırmayahazırdırlar.
Duman arıların koku duyusuyla çatışıyor, bundandolayı arılar feromonların düşük konsantrasyonlarını uzun süresaptayamıyorlar. Bu nedenle de saldırmıyorlar ve kaçışmıyorlar.
Güçlüçiçek kokusu benzer bir etki yapıyor, ancak profesyonel arıcılar,genellikle dumanı tercih ediyor, çünkü dumanla ilgili deneyimleri dahafazla ve aynı zamanda duman daha ucuz. Dumanın etkisi bir süre sonratersine çevriliyor. Arıların anteninin yanıt vermesi 10-20 dakikaiçinde derece derece azalıyor.

Overclock Nedir? Ne işe Yarar? Nasıl yapılır?

Overclock Türkçede tam karşılığını birebir bulamasada en uygun “hızaşımı-hız aşırtma”gibi terimlerle ifade edilmektedir.Biz kısacaoverclock’a bir işlemciyi normal çalışma frekansının daha üstünde birfrekansda çalışmaya zorlamak diyebiliriz.
Bu ne demektir?Diyelimki elimizde P4 3000 mhz bir işlemcimiz var biz bunu 3200 mhz deçalışmaya zorlar ve başarılı olursak overclock yapmış oluruz.
Pekibunu nasıl yaparız?. Her işlemcinin bir iç frekansı vardır.Front sidebus denilen (kısaca fsb) Türkçe olarak önyüz veri yolu diyebileceğimizmhz cinsinden bir çalışma frekansı var ve bunun yanında her işlemcininbir çarpan kat sayısı vardır (x9 , x10, x15 gibi) ve bu çarpan ile fsbhızını çarptığımızda işlemcinin asıl mhz ini bulmuş oluyoruz.Örnekolarak P4 3.0 ghz için bu değer fsb 200×15 olduğundan 3000 mhz dir.
Şimdi önümüzde toplam mhz i arttırmak için 2 yol bulunduğunu öğrendik.

Birinci yol Fsb hızını arttırmak,
İkinciyol çarpan kat sayısını arttırmak suretiyle toplam mhz iarttırmaktır.Şimdi biz bu iki değerden fsb yada çarpan hangisiniarttırırsak arttıralım elde ettiğimiz mhz değeri yükselecektir.Yanioverclock yapmış olacağız.Malesef intel işlemcilerin genellikleçarpanları kilitli olduğu için bu değerle oynama yapılamıyor ve buyüzden iş sadece fsb hızını artırmaya kalıyor.Amd işlemcilerde durumdaha farklı, çoğunlukla çarpanları açık oluyor yada bazı yöntemlerlekilitli olsalar bile açılabiliyorlar.Bu durumda her iki değerledeoynama imkanı doğduğu için daha esnek overclock imkanımız olabiliyoramd işlemcilerde.Aslında şunuda unutmamakta fayda var.Her ne kadarçarpanlarla oynama çeşitliliğimiz olsa bile overclockta en yüksekperformansın fsb hızını arttırmakla elde edilebileceğiniunutmayın.Nedeni ise yüksek fsb hızlarında buna bağlı olarak,bellekdenetleyicisi, depolama aygıtları denetleyicileri ve AGP/PCI saathızları da artar.Tabi AGP/PCI saat hızları yüksek overclocklarda sorunçıkarabildiği için stabilite için modern anakartlara bu hızı sabitlemeözelliği ilave edilmiştir.
Şimdi adım adım overclock yapmaya başlayalım.
Öncelikleşunu belirtmeliyim ki overclock için en önce boardumuzun bu işeelverişli olarak üretilmiş olması gerekmektedir.Yani overclock içinneler gerekiyorsa her özelliğin mevcut olması gerekiyor.Bu özellikleriaşağıdaki resimlerlede göreceksiniz.Overclock’a niyetlendiysenizöncelikle uygun bir board edinmelisiniz yoksa overclock için doğrudüzgün özellik sunmayan anakartlarla bu işe koyulmak boşuna uğraş vemoral bozukluğu olacaktır.Tabi iş sadece board ile bitmiyor.Overclockiçin buna yatkın birde işlemci bulmamız gerekiyor.Bu iş öylesine ilginçki her işlemcinin overclock perfromansı aynı olmuyor.Üretimtarihleri,üretim yerleri,kodları bir işlemcinin overclock performansınıdeğiştirebiliyor hatta öyleki bazen aynı üretim yer tarih ve kodlarınasahip iki işlemcide bile aynı overclock değerlerineulaşamayabiliyorsunuz.Yani bu iş öncelikle şans işi tabi ama önceoverclock forumlarında hangi cpu ve kodların overclocka daha yatkınolduğuna dair bilgi edinmekte ve işlemci seçiminide ona göre yapmaktafayda var.
İşlemcimizide seçtikten sonra iş tabiki yinebitmiyor;sırada ram var.Eğer stabil bir overclock yapmak ve maximumperformans almak istiyorsak ramlerimizin kaliteli ve cas gecikmesinin(cl2-cl2,5-cl3 gibi.düşük değer daha iyi) mümkün olan en düşükdeğerlerde olması gerekiyor.
Buna ilaveten overclock yapılanparçaların enerji ihtiyaçları artacağından mutlaka kaliteli ve en az400 watt lık bir powersupply ımızın olması gerekiyor.
Tabi sonolarak en önemli konu soğutma.Overclock edilen sistemimiz daha fazlaısınacağı için (en başta cpu) çok daha iyi bir soğutmaya sahip olmamızgerekiyor.
Aslına bakarsak overclock işi oldukça pahalı ve risklibir hadisedir.Farkındaysanız sözünü ettiğim tüm enstrümanlarnormallerinden daha pahalı olan şeyler.Her şeyin iyisini almakdurumunda olduğumuzdan bu iş haliyle pahalıya gelecektir.(Tabi bazenumulmadık uygun fiyatlı ürünlerede denk gelerek ucuza mal etmek demümkün) Elbette pahalı donanımlarımızın zarar görme riskide vardır herzaman için.

Canavar bitki bulundu!!!

Bitkiler dünyasının son keşfi olarak öne çıkan, bitkiden çok kocamanbir ağıza benzeyen bu dev bitki, fareleri yemesiyle biliniyor.
1986 yılında beyazperdede yankı bulmuş ‘Little Shop of Horrors’filmindeki  ‘Audrey’ isimli bitkiyi anımsatan bu tuhaf ot,Filipinler’deki Victoria Dağı’nın eteklerinde bulunmuş.

Araştırmayı yapan bilim adamı Stewart McPherson, “Sadece böceklerideğil fareleri de kolaylıkla mideye indiren bir bitki bu” şeklindekonuşuyor.
Bugüne kadar keşfedilmemiş olmasının ilginç olduğunu söyleyenMcPherson, “Sindirim enzimleriyle yapraklarını açıp fareleri yemeyibaşaran bu canlı, yeşil ve kırmızı renkte. Yaklaşık 1 metre 20 santimboylarında” açıklamasında bulunuyor.
Bitkiye, doğanın güzelliklerini tanıtmayı kendine öncü edinmiş bilim adamı Sir David ‘in ismi verildi.

Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?

Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmedenayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gizepiramitlerinden Keops piramitidir.
Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanınbaşka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıcaen çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “MısırPiramitleri” olarak anılmaktadırlar.
Dünyadaki Önemli Piramitler:

  • Keops Piramidi (145,75 metre)
  • Mikerinos Piramidi(66,5 metre)
  • Kefren Piramidi (143,56 metre)
  • Sakkara Piramidi (63,17 metre)
  • Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)
  • Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)
  • Dahahur Snefru P. (103,95 metre)
  • Sakkara Pepi II P. (52,555 metre)
  • Uxmal Tapınağı (Meksika)
  • Teotehuacan (Meksika)
  • Tiahuanaco (Bolivya)
  • Dohan Tapınağı (Çin Halk Cumhuriyeti)

Piramit Nedir?
Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktadabirleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgenyüzeye sahip olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısındanson derece sağlam bir yapı sergilemektedirler.
Piramitlerin Tarihçesi
Piramitlerinfiravunun mumyası ile onun değerli hazinelerini ve dönemin eşsiz sanateserlerini saklamak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Fakat bugünekadar hiçbirisinin içerisinde herhangi bir mumyaya veya hazineyerastlanmamıştır. Dünyanın ilk inşa edilen piramidi Sakkara’da olupyapımı M.Ö 2620 yılında tamamlanmıştır. İlk örnekleri basamaklı yapıdaolan piramitlerin birçoğu tamamlanamamış veya yapım aşamasındayıkılmıştır. Bunun ilk örneği M.Ö 2570 yılında yapımına başlanan Meidumpiramidi olup, sekizinci basamak yapılmak istenirken yıkılmıştır.
Piramitleri inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksekpiramitler yapabilmek için tabanı mümkün olduğunca geniş tutarakeşkenar bir geometri kullanmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Nilnehri yakınlarındaki Dahahur bölgesinde M.Ö 2570 yılında inşasınabaşlanmış olan Bent piramidi, üçte ikilik bölümü tamamlandıktan sonradaha önceki tecrübeler baz alınarak eğim açısı düşürülmüş veyükseltilmeye devam edilmiştir. Bu yöntemle M.Ö 2565 yılında başarıylatamamlanan Bent piramidi çok daha rijit bir yapıya kavuşurken, eşsizbir görünüme de sahip olmuştur. Bu tarihten sonra yapılan tümpiramitler daha küçük sabit bir açı ile yükseltilerek inşa edilmiştir.
Piramitleri Kimler İnşa Etti?
Önceleri piramitlerin Mısırlı köleler tarafından yapıldığıdüşünülmekteyken 1990 yılında bir turistin bindiği atın ayağı birçukura düşer ve bu çukur gizemli bir mahzene açılır. Burası piramityapımında çalışan işçilerin ustabaşı olan kişinin mezarıdır. Kubbelimezar olarak da bilinen mekan, duvarları işlemeli ve ihtişamlı biryapıya sahiptir. Böylesine güzel bir mezarın işçi sınıfındaki birisineyapılması, çalışanların esir olmadığının göstergesiydi. İşçilergündüzleri çalışıyor ve geceleri buradaki köylerde bulunan evlerinegidiyordu. Daha sonra bu bölgede yapılan kazılarda 250’den fazla farklımezar daha bulunmuştur. Ustabaşının çevresindeki mezarlar seçkinişçilerin mezarlarıyken normal işçiler biraz daha uzakta toplu haldebulunmaktaydı.
Ölen herkes için bir mezar yapılmakta olduğu anlaşılan bölgedekikazılarda mezarların girişlerinde işçilerin statülerini gösterenhiyeroglif yazılar bulundu. Bu yazılarda “mezar inşaatı denetçisi”,“mezar inşaatı yöneticisi” gibi ibareler yazmaktaydı. Ayrıca bumezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserleri de yeralmaktaydı.
Yaklaşık200.000 işçinin çalıştığı bölgedeki iskeletler incelendiğinde omurganıninanılmaz bir yüke maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Omurgaya binen aşırıyük buradaki taş taşıma işleminin güçlüğüne işaret etmekteydi. Bu kadarözveri ve emekle ortaya çıkan piramitlerin yapımı için binlerce işçi bubölgedeki şehirlerde yaşamaktaydı. Yapılan kazılarda evler, fırınlar,çömlekler gibi birçok tarihi eser bulunurken duvarlardakihiyerogliflerde nasıl ekmek yapıldığı ve içecek hazırlandığı gibidetaylar resmedildiğinden dönemin şehir yaşamı hakkında fikir edinmekde mümkün olmuştur.
Gize piramitlerinde 15 milyondan fazla kireç taşı kullanıldı. Butaşlar piramitlerden 300 metre uzaktaki bir taş ocağından çıkartılmışve yine burada kesilip işlenerek hazır hale getirilmiştir. Kazılarda bubölgede taşların kesilmesi için gerekli olan oluklu platformlarbulunarak etrafı kazılmaya devam edilmiş ve dev bir taş ocağının enkazıortaya çıkartılmıştır. Taş ocağından çıkartılan taş miktarıpiramitlerde kullanılan miktarla örtüşmekteydi. Ayrıca piramitlerinyapımında kullanılan taş rampalar kil ve kireç taşı tozununkarışımından oluşan bir çamurla sıvanmıştı. Bu yöntem çok dayanıklı vesert bir yapı oluştururken, ufak bir keski darbesiyle de kolaycakoparak çözülebilmekteydi. Taş ocağı bulunduğunda içi bu rampanınenkazı ile doluydu.
1954yılında Keops piramidinin güney ucunda bir kubbe bulundu ve kalıntılarincelendiğinde burada bir geminin yatmakta olduğu anlaşıldı. Bu gemi,Mısır Firavunu Keops’un gemisiydi ve 13 sene süren yoğun çalışmanınürünü olarak tüm parçalar birleştirilerek müzede sergilenmeye başlandı.Yılda 300.000 kişinin ziyaret ettiği müzede tamamı sedir ağacındanyapılmış dünyanın en eski gemisi gururla sergilenmektedir. Dahasonraları benzer şekilde diğer firavunlar için yapılmış bir kardeş gemidaha bulundu fakat bu gemi zarar görmemesi ve tarihi değerinikaybetmemesi için bulunduğu odadan çıkarılmadı.
Firavunların mumyaları bir mağara içerisindeki gizli bir mezarlıktabulunmuştur. O dönemin mumyalama tekniği sayesinde binlerce yıl sonrabile hala yüzleri tanınabilir şekilde kalan 40 kadar mumyaçıkartılmıştır. Mumyalama işleminin nasıl yapıldığı bu mezarlıktaduvarlara çizilen hiyerogliflerden anlaşılmaktadır. Sadece karınbölgesine bir elin girebileceği kadar açılan ufak kesikten bütünorganların çıkarıldığı ve içinin özel baharatlar ve yağlarla sıvanarakdoldurulduğu gösterilmekteydi. O dönemin insanları öldükten sonratekrar dirileceğini düşünüyordu ve tüm parasını mumyalama işlemi için saklıyordu. Çünkü dirildikten sonra bedenlerine ihtiyaçları olacaktı.Bu nedenle bir kişi ne kadar zenginse öldükten sonra o kadar iyikorunacak demekti. Çok pahalı olan mumyalama işlemi sadece önemlikişilere ve zenginlere yapılırken, yoksul insanlar toplu mezarlaragömülmekteydi.
Piramitler Nasıl İnşa Edildi?
İnşaedilen en önemli piramitler Gize Piramitleri’dir ve Mikerinos, Kefrenve Keops ismindeki üç pramitten oluşur. Gize Platosu’nda bulunan bupiramitlerin en büyüğü ve en gizemli olanı Keops piramididir.
Keops piramidi 20 yıl içinde 150 metre yüksekliğe kadar kaldırılanher biri 2.5 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet kireç taşı kullanılarakinşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların busüre zarfında dizilebilmesi için her iki buçuk dakikada bir taşınyerine oturtulmuş olması gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde bupiramidin en anlaşılmaz yönlerinden biri nasıl inşa edildiğidir.
Hayranlık verici bir orantıya sahip olan yapı, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır. 51°51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde bir oranında bileşaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşemezdi. Günümüzde butarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir tolerans olarakgörülmektedir. Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepenoktası kusursuzca birleştirilmiştir.

Milyonlarcataş nasıl olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir?Bunun için taş bloklardan yapılma büyük rampalar kullanılmıştır. Burampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarakpiramite kadar devam eden ve düzenli olarak kesintisiz taş taşınmasınısağlayan bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla gerçekleştirilensüre içerisinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramithacminin %65’i tamamlandıktan sonra 43 metre yüksekliğe ulaşır ve bunoktradan sonra ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur. Çünküpiramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacmininiki katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonrapiramidin inşasına içeriden devam edilmiştir.
Piramitiki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kralodasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıdabulunmakta olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarınınbulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olmasıaçısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş bloklarınnasıl taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri)gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistembulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizmasısayesinde bloklar istenilen yüksekliğe rahatlıkla kaldırılırdı.
Taşlar istenen yüksekliğe kaldırıldıktan sonra koyulması gerekenyere götürülmek üzere 10 kişilik insan grupları tarafından piramidinkenarlarındaki tüneller içerisinde çekilirdi. Eğer bir köşe dönüleceksepiramidin açık tünel uçlarında resimde gösterilen biçimde yine birterazi sistemiyle kaldırılarak yön verilir ve diğer yöne gidecek rayaoturtulurdu. Daha sonra bu tünelde de 10 kişilik grup tarafındangereken yere kadar çekilerek götürülürdü. Taşlar çekilirken oluşansürtünme kuvvetini azaltmak içinse, çamur ve su kullanılırdı.
Piramit yüzeyi önceleri şu an olduğu gibi basamaklı bir yapıdadeğildi. Keops piramidi 45 asırlık varolma sürecinde üstten 10 metrekadar aşınmıştır. Yüzeyin üçgen şeklindeki basamak araları özel birkireçtaşı çamuruyla kaplanarak doldurulur ve pürüzsüz, parlak birgörünüm alırdı. Özellikle son 20 senede piramitler geçtiğimiz 400seneden daha fazla hasar görmüştür. Gerek güneş ışınları gerekse iklimşartları gibi etmenler piramitlerin varlığını her geçen gün daha fazlatehtid etmektedir.
Piramitlerin Gizemi Nedir?
İngiliz matematikçi ve astronomist olan John Taylor birtakım çalışmalaryapmış ve elde ettiği sonuçlar Howard Vyse tarafından analizedilmiştir. Bunlardan bazıları;
- Keops piramidinin taban alanı dünyayı yataydan ikiye böldüğümüzdeortaya çıkan kesit alanı gibi düşünülürse ve piramidin tabanı dünyanınyarıçapı üzerine oturtulsa, yüksekliği tam kutup noktasına denkgelirdi. Yani burada kusursuz bir oran mevcuttur.
-Keops piramidinin taban çevresini yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak pi=3,1416 sayısı elde edilmektedir.
- Keops ve Kefren piramitleri doğu-batı ve kuzey-güney sınırlarınaöyle kusursuz yerleştirilmiştirler ki, o günün koşulları düşünüldüğündehayret verici bir durum olarak görülmektedir.
- Keops piramidinin üçgen şeklindeki dört yüzeyinin toplam alanı, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.
- Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı tam olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi(149.504.000km) vermektedir.
- Piramitler bir güneş saati olarak işlev görmektedirler.piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yredüşürdüğü gölgeler, mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.
- Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasındaki mesafe, Kuzey kutbuyla arasındaki mesafeye eşittir.
Bilimsel olarak kanıtlanmamış bazı rivayetler ise şunlardır;
- Piramitlerin üzerinden geçen meridyen, karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmektedir.
- Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yıldasadece iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğügünlerdir.
- Piramitlerin içerisinde radar gibi aletler çalışmamaktadır.
- Piramit içerisinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içerisinde arıtılmış hale gelmektedir.
- Piramitin içerisine bırakılan süt birkaç gün bozulmadankalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt halinegelmektedir.
- Piramit içerisine koyulan bir bitki hiç ışık almasa da normale göre daha hızlı büyümektedir.
- Açık bir yara, piramit içerisinde çok daha çabuk bir şekilde iyileşmektedir.
- Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.
- Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit parçaya böler.
Sfenks Heykeli
Gizepiramitlerinden Kefren piramidini koruması için yapılmış olan dev birköpek heykelidir. 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olanSfenks, çakal kafalı tanrı Anubis’in heykelidir. M.Ö 2520 yılındayapılmış olan heykel tarih boyunca Nil nehrine bakarak, nehir yoluylagelenleri karşılamaktadır.
Sfenks heykeline Mısır’ı işgal eden Hiksos’lar tarafından büyükzarar verilmiştir. Daha sonra ülkede düzenin sağlanmasıyla beraberdönemin kralı tarafından yüz kısmı değiştirilerek firavunun(MısırKralı) sureti yaptırılmıştır.

Javascript zamanlayıcılar(setInterval)

Merhaba arkadaşlar yeni bir yazımızla karşınızdayız, aslında bu benim bu site için yaptığım ilk yazıdır.
Bu yazımızda sizlerle javascripte zamanlayıcılar üzerinde duracağız, yani SetTimeout() ve SetInterval(). Bu fonksiyonlar javascript kod blogları içerisindeki fonsiyonları belirlenen aralıklarda çalışmasını sağlamaktadır.
Kullanımı
SetInterval(“Fonksiyon adi”, zaman);
şeklindedir. İsterseniz bir iki örnek ile konumuzu daha iyi açıklamaya çalışalım.
Bu örneğimizde ilk olarak SetTimeout a değinelim .

<script type=”text/javascript”>

Var zaman=SetInterval(“say()”, 1000);// 1 saniye

Var i=0;

Function say()

{

İ++;

Document.getElmentById(“yaz”).innerHTML=i;

}

</script>

<div id=”yaz”></div>

Yukarıdaki kodumuz da bir saniye de say isimli fonksiyon çalıştırılacak ve “i” değişkeni bir artırılarak  “yaz” id li div tagında gösterilecektir.

Başka bir örnek ile konuyu inceleyelim

Okumaya devam et