Aylık Arşiv: Eylül 2010

Eyl
30

Pierre Corneille (Pierre Corneille Kimdir? – Pierre Corneille Hakkında)    

Pierre Corneille

Yaşamı

Erken Yaşamı ve O Dönemin Oyunları
Corneille, Rouen, Fransa’da, Marthe le Pesant ve Pierre Corneille’in (rütbesiz bir memur) çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Zorlayıcı bir Cizvit eğitimi aldıktan sonra on sekiz yaşında hukuk eğitimi almaya başladı. Bu eğitimden sonraki uygulamaları genellikle başarısız oldu. Corneille’in babası, oğlu için Rouen Orman ve Nehir Bakanlığı’nda iki tane önemli mevkide ona yer ayarladı. Bakanlık’ta çalışırken ilk oyununu yazdı. Oyunu, bir komedi olan Mélite’yi ne zaman yazdığı kesin değildir, ancak ilk defa 1629′da bir gezici tiyatro kumpanyasına sunduğunda ortaya çıktı. Kumpanya oyunu kabul etti ve repertoarlarının bir parçası yaptılar. Oyun Paris’te iyi karşılandı ve Corneille, düzenli olarak oyunlar yazmaya başladı. Aynı yıl Paris’e taşındı ve kısa zamanda Fransız tiyatrosunun önemli isimlerinden biri haline geldi. Mélite’yle başlayan ilk oyunları, Fransız ortaoyunu geleneğinden uzaklaşarak, revaçta olan asil Paris dilini ve hareketlerini yansıtıyordu. Corneille, zamanındaki komedilerini “une peinture de la conversation des honnêtes gens” (“soylu sınıfının konuşmalarının bir tablosu”) olarak nitelendirmiştir. İlk gerçek trajedisi, 1635 yılında sahneye konan Médée’dir.

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Eyl
29

ATATÜRK’ü ağlatan olay    

ATATÜRK’ü ağlatan olay:

Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.
Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.
Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.
“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.”

Eyl
28

Olasılıksız    

Adam Fawer; Çeviren: Şirin Okyayuz Yener
April Yayıncılık;
Ankara, 2007, 16. baskı, 13,5 x 21 cm, 475 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
ISBN No: 9756006056

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Eyl
27

Kırım Türkleri Edebiyatı    

* Kırım Hanlığı döneminde Osmanlı saray kültürüyle sıkı ilişkiler içinde olan Kırım’da klasik Türk edebiyatı paralelinde bir klasik edebiyat geleneği kurulmuştur. * 1783 Rus istifasıyla edebiyat gerilemiştir. * 19. yüzyıl sonlarında İsmail Gaspıralı, Tercüman Gazetesi’ni çıkararak düşüncede ve edebiyatta yeni bir dönem açmıştır. * 1905′te meşrutî yönetime geçilmesi, Kırım’da ulusal edebiyatın gelişmesine hız kazandırmıştır. * …

Devamını oku »

Eyl
18

Macromedia Flash 8 Temeller    

Temeller
Flash Basic 8 veya Flash Professionel 8 mi öğrenmek istiyorsunuz? Doğru yerdesiniz. Flash
Kullanarak neler yapılabileceğini muhtemelen biliyorsunuz; birkaç cümle halinde özetleyecek olursak: Flash ile uygulamalar, animasyonlar, oyunlar geliştirebilir, mobil cihazlarda (örneğin
Cep telefonlarında) çalışacak programlar yazabilirsiniz. Tüm uygulamalarınızı Web’e ya da
CD ortamına taşıyabilir, bir ağ üzerinde kullanabilir, masaüstü ya da dizüstü PC’lerde
çalıştrabilirsiniz. Flash Player’ın yaygınlığı ve Flash’ın HTML’in sınırlarını tanımak zorunda
olmaması da Flash’ı Web siteleri İnşa etmek ve Web’den gelip PC’nizde çalışan uygulamalar
geliştirmek için ideal bir araç haline getirir.

İlk dersimize en temel adımlarla başlıyoruz. Flash arabirimiyle tanışacağız ve hayalimizdeki Web sitelerini yapmak için buradaki araçları nasıl kullanabileceğimizi öğreneceğiz. Çalışma alanı, paneller ve araçlar gibi başlıklarımız olacak. Tüm detaylarına Ders 11’de girecek olsak da bir SWF dosyasını nasıl yayınlayabileceğimiz konusuna da çok kısaca değineceğiz. Dersimizin sonunda ise anlatılacak dersler boyunca geliştireceğimiz örnek uygulamayı göreceğiz.Bu Derste Öğrenecekleriniz: Flash çalışma alanı ile tanışacaksınız. Yeni bir Flash dokümanı oluşturacak ve kaydedeceksiniz.

  • Panelleri, menüleri ve Stage’i kullanacaksınız.
  • Timeline (zaman çizgisi) ve frame’ler (animasyon kareleri) ile çalışacaksınız.
  • Doküman ayarlarınızı ve tercihlerinizi değiştireceksiniz.
  • Bir SWF dosyasını test edeceksiniz.
  • Projenizin son halini inceleyeceksiniz.

Flash 8’e Giriş

Macromedia Flash, Web sitelerinden PC tabanli eğitim modüllerine kadar her şeyi üretmenize imkân veren tasarım ve geliştirme uygulamasıdır. Flash’ın zengin çizim araçları ve nesne yönelimli scrip yazım dili hayal gücünüzle birleştiğinde ortaya çıkacak olan şey harikulâde arabirimlerdir. Flash ayrıca Flash Lite Player sayesinde mobil cihazlarda çalışacak uygulamaların geliştirilmesinde de kullanılabilir.Flash esas itibari ile iki farklı yazılım modülünden oluşur. Düzenleme ortamı adını verbileceğimiz ilk kısım kendi uygulamalarınızı geliştirmek için kullandığınız bölümdür. Programın ikini kısmını teşkil eden Flash Player ise SWF dosyaları halinde dağıtılan uygulamaları yorumlar, gösterir ve çalıştırır. SWF (Small Web File – küçük Web dosyası) formatı daha çok Web tabanlı uygulamalarda kullanılsa da yetenekleri sadece bununla sınırlı değildir. Bir flash uygulaması (SWF dosyası) kullanıcıya ister Web üzerinden isterse başka bir şekilde ulaşmış olsun, kullanıcının bunu görebilmesi için Flash Player’a ihtiyacı vardır.

Eyl
17

Bitkisel ve Aromatik Yağlar    

ACI BADEM YAĞI

Öksürük kesici idrar arttırıcı, kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanılır. Kuru ve çatlak cilt bakımında etkilidir. Stres ve yorgunluk için masaj yağı olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Protein, Şeker ve amigdalin içerir.

KULLANILIŞI:

Bir çay bardağı suya 2 damla damlatılarak günde 3 defa alınır. bilhassa bebeklerin kabızlıklarında badem yağı eşit miktarlarda bal ve pekmez ile karıştırılıp 4-5 saatte bir çay kaşığı verilir

UYARI: Yüksek miktarlarda alınması zararlıdır

SAKLAMA:

Serin, ışıktan uzak ve ağzı sıkıca kapalı olarak, çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.

Eyl
17

Sivilce,Sivilce İzi Tedavileri    

> NOT <
İlaç İsimleri Sadece Bilgi Amaçlıdır.Mutlaka Doktora Gidip Bilgi Alın ve doktor kontrolü altında kullanın ..

Hafif Akne (Sivilce) Tedavileri

Hafif akneler (sivilce) Topical jel(yüze sürülen) solüsyon ve losyonlarla tedavi edilir. Ekstra vitamin ve minerallerin kullanımının tedaviye faydası bulunmamıştır.

Kendiniz Neler Yapabilirsiniz;
-Yüzünüzü su ile hafif bir temizleyici sabun veya antiseptik jel kullanarak günde iki kez yıkayın
-Akne (sivilce) ürünlerini sadece akne üzerlerine nokta halinde değil tüm etkilelen alanlara yayarak uygulayın.
-Akne (sivilce) tedavi ajanları ilk 2-4 hafta kuruluk yaratabilir. Zamanla cilt bu reaksiyonları göstermez.
-Yağsız bir nemlendirici kuruma şikayeti için kullanılabilir.
-Yağlı kozmetikler, fondoten, krem ve güneş koruyucular kullanılmamalıdır.
Iyileşme 2-4 ay arasında olabilir.
-Şiddetli tahrişlerde tedavi bırakılmalı doktorunuzla görüşülmelidir.

* Hafif derecede ki Aknelerde genellikle topikal yani dışardan sürme şeklinde ilaçlar kullanılır .

Topikal Akne (Sivilce) İlaçları ;

Antiseptic Deri Temizleyicileri;
Örnek ; Sebamed Sabun , İmex Sabunu gibi ..
Antibiotikler;

Eyl
17

günah var mı karıncayı kırınca    

İstanbul’da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa’yı titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’dan başkası değildi. Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi.

O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Eyl
17

Hz. Süleyman ile Karinca    

Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.
Karınca da,
“Bir buğday tanesi yerim” diye cevap verir.

Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıl bekler. Müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine meraklanır. Acaba neden yemedi?

Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemediğini sorar.
Karınca da,

Eyl
17

kartvizit    

GEÇEN HAFTA arkadaşımın telefon defterinde bir numara ararken arasındaki bir kartvizit dikkatimi çekti. Ortada kartviziti bastıran şahsın ismi, altında ise ünvan olarak ‘kimya mühendisi’ yazılıydı. Kartın üst kısmına ise bir züccaciye dükkanının ismi basılmıştı. Şaşkınlıkla yanlış mı okudum acaba diyerek karta tekrar tekrar baktım. Kimya mühendisliği ile züccaciye dükkanı arasında bir ilişki kuramamıştım. Fakat hayır, yanlış okumamıştım. Belli ki kartı bastıran şahıs kimya mühendisliğini bitirmiş, fakat sonradan ticarete atılıp bir züccaciye dükkanı açmıştı. Kartvizitin altına da “Bakın, ben mühendisim ha; sıradan bir esnaf değilim” dercesine ‘müh.’ ibaresini yazdırmadan edememişti. Fesübhanallah dedim kendi kendime. Ve gülmekten de kendimi alamadım.
O akşam da, çoğu akşam olduğu gibi binbir düşünceler, binbir hesaplar ile yatağa girmişken, bu kartvizit tekrar hatırıma geldi. Şunu şöyle yapayım, bunu böyle yapayım, bunu böyle ayarlayayım diye planlar yapıp kurgular kurarak, olabilecek tüm ihtimalleri hesaba katarak kafamda senaryolar yazarken, zihnim gene ağır bir yükün altına girmişti. Fakat gene çoğu zaman olduğu gibi, ölüm fikri kıyıdan köşeden bir yerden zihnime girmeyi başarmış, bütün hesaplarımın, planlarımın üzerine dinamit yerleştirmişti. İşte gene hayata ait sorularla başbaşa kalmıştım.
Duygularım “Hayır, şimdi değil, daha yapacak çok işim var” diyerek ölüme karşı direniyordu. Fakat ölümün ne zaman geleceğinin belirsiz olması bütün güzel planlarımı, hayallerimi, umutlarımı anlamsızlaştırıyor, bütün şevkimi ve arzumu kırıyordu.

Toplam 14 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »


Kapat  |  Göster

Tüm masaüstü bilgisayar fırsatları için tıklayın !