Pierre Corneille (Pierre Corneille Kimdir? – Pierre Corneille Hakkında)

Pierre Corneille

Yaşamı

Erken Yaşamı ve O Dönemin Oyunları
Corneille, Rouen, Fransa’da, Marthe le Pesant ve Pierre Corneille’in (rütbesiz bir memur) çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Zorlayıcı bir Cizvit eğitimi aldıktan sonra on sekiz yaşında hukuk eğitimi almaya başladı. Bu eğitimden sonraki uygulamaları genellikle başarısız oldu. Corneille’in babası, oğlu için Rouen Orman ve Nehir Bakanlığı’nda iki tane önemli mevkide ona yer ayarladı. Bakanlık’ta çalışırken ilk oyununu yazdı. Oyunu, bir komedi olan Mélite’yi ne zaman yazdığı kesin değildir, ancak ilk defa 1629′da bir gezici tiyatro kumpanyasına sunduğunda ortaya çıktı. Kumpanya oyunu kabul etti ve repertoarlarının bir parçası yaptılar. Oyun Paris’te iyi karşılandı ve Corneille, düzenli olarak oyunlar yazmaya başladı. Aynı yıl Paris’e taşındı ve kısa zamanda Fransız tiyatrosunun önemli isimlerinden biri haline geldi. Mélite’yle başlayan ilk oyunları, Fransız ortaoyunu geleneğinden uzaklaşarak, revaçta olan asil Paris dilini ve hareketlerini yansıtıyordu. Corneille, zamanındaki komedilerini “une peinture de la conversation des honnêtes gens” (“soylu sınıfının konuşmalarının bir tablosu”) olarak nitelendirmiştir. İlk gerçek trajedisi, 1635 yılında sahneye konan Médée’dir.

Les Cinq Auteurs (Beş Şair)
1634 yılı Corneille’e ilgiyi daha da arttırdı; Kardinal Richelieu’nün Rouen’e gezisi anısında şiirler yazması istendi. Kardinal, Corneille’i keşfetti ve Les Cinq Auteurs’ün arasına kattı (‘Beş Şair’; aynı zamanda ‘Beş yazarlık cemiyet’ olarak da çevrilir). Bu cemiyette; Guillaume Colletet, Boisrobert, Jean Rotrou, ve Claude de Lestoile de vardı.
Bu beşli, Richelieu’nun erdemi ön plana çıkaran yeni tiyatro anlayışını gerçek hayata geçirmek için seçilmişti. Richelieu fikirlerini sunucak, bu yazarlar da tiyatro formunda bu fikirleri işleyeceklerdi. Ancak Kardinal’in emirleri, emirleri daha genişletmeye çalışan Corneille için fazla katıydı ve böylece zamanla ikisinin arasında anlaşmazlıklar oluşmaya başladı. Corneille’in cemiyetteki ilk anlaşmasının süresi bitince, Les Cinq Auteurs’ü bıraktı ve Rouen’e döndü.

Querelle du Cid
Üç birlik kuralına göre bir oyunun gündoğumundan günbatımına değin geçen süre içinde (zaman birliği), aynı yerde (mekân birliği) geçmesi ve birkaç olay ya da durumu birden ele almak yerine tek bir olay üzerinde yoğunlaşması (eylem birliği) gerekiyordu. Gerçekte bu kuram, Aristoteles’in, trajedinin nasıl bir sanat türü olduğunu tanımlamaya çalıştığı Peri poetikes (Poetika) kitabının yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyordu. Corneille’nin Richelieu’yle anlaşmazlığından sonra yaptığı ilk oyun, genellikle en iyi oyunu sayılan Le Cid’dir (Arapça’da yaklaşık olarak paşa ünvanına denk gelen ‘al sayyid’ kelimesinin Fransızcalaştırılması sonucu oluşan sözcük). Oyun, Huillem de Castro’nun Mocedades del Cid (1621) oyununun üzerine kuruludur. Günümüzde Fransız tiyatro tarihinin en önemli oyunu sayılan Le Cid ilk sahnelendiğinde büyük ilgi topladı. Corneille ile rakip yazarlar Mairet ve Georges de Scudéry arasında oyun yüzünden başlayan kuramsal tartışmalar karşılıklı suçlama yazılarıyla sürdü.
Oyunun 1637 versiyonu, klasik trajedi/komedi ayrımına karşı çıkarak bir trajikomedi olarak sunuldu. Le Cid, muazzam bir başarı olarak görülmüşse de, Querelle du Cid (Fransızca’da ‘Sid Tartışması’ demektir) olarak bilinen çok ateşli bir polemiğin konusu olmuştur. Bunun üzerine Richelieu, o sıralarda yeni kurulan Académie Française’in bu konuda bir karar vermesini istedi. Richelieu’nün Académie Française’i oyunu başarılı bulsa da kusurlu olduğunu savunmuştur. Richelieu’nün Akademi’sine göre geleneksel Zaman, Yer ve Olay Birliği’ne (Zaman Birliği bütün olayın yirmi dört saatlik bir zaman diliminde geçmesini, Yer Birliği oyunda olayın olduğu sadece bir mekanın olmasını, Olay Birliği’yse de olayın sadece bir problemin çevresinde dönmesi gerektiğine inanır) saygı duymadığı savunmuşlardır. Yeni kurulan Académie, döneminin kültür-sanat aktivitelerinin en önemli eleştirmeniydi ve aslında Fransız diliyle ilgili çalışmalar yapsa da Richelieu’nun kendi emri üzerine Le Cid’in bir incelemesi yapılmıştır.
Académie’nin oyun hakkındaki düşünceleri Jean Chapelain tarafından Les Sentiments de L’Académie française sur la tragi-comédie du Cid (1637; Académie Française’in Le Cid Trajikomedisi Üzerine Görüşleri) adlı belgede belirtilmiştir. Oyunun estetik açıdan başarılı, ama tiyatro tekniği açısından yanlış, ahlaki açıdan ise yetersiz olduğu belirtildi. Bu suçlamaların kaynağını, tiyatronun ahlaki nasihatler için bir kaynak olduğu inancıydı. Önemli bir yazar olan Georges de Scudéry bile oyunu, Observations sur le Cid (1637; Le Cid üzerine gözlemler’) adı altında sertçe eleştirmiştir. Richelieu, Académie Française’in bu görüşüne dayanarak Le Cid’in sahnelenmesini yasakladı.
Bu tartışma, Corneille için fazla büyüdü ve sonunda Rouen’e geri dönmeye karar verdi. Oyunlarından biri kötü bir şekilde eleştirilince, toplumdan uzaklaştığı bilinmektedir. Yazarın iki oyunu da Orta Çağ İspanya’sında yaşamış olan Rodrigo Díaz de Vivar efsanesi üzerinde kuruludur.

Querelle du Cid’e Tepki
Tartışma ortamının durulmasının ardından, Corneille, 1640′ta Paris’e geri döndü. Querelle du Cid, Corneille’in tiyatro kurallarına daha da dikkat etmesine neden oldu ve bu diğer oyunlarında kendini gösterdi. Bu dönemdeki trajedileri; Horace (1640, Richelieu’ye adanmıştır), Cinna (1643) ve Polyeucte’dir (1643). Le Cid’le beraber bu oyunlar, genellikle ‘Klasik Dörtleme’ olarak bilinirler. Corneille ayrıca, Académie’nin eleştirilerini dinleyerek Le Cid’i, geleneksel tiyatro kullarına daha yakın hale getirmek için iki kere değiştirdi. Oyunun 1648, 1660 ve 1682 versyonları artık ‘trajikomedi’ adıyla değil, trajedi adıyla sunuldu.
Corneille’in ünü 1640ların ortasında daha da yayıldı ve ilk antolojisi basıldı. 1641′de, yedi çocuğunun karısı olan Marie de Lampérière’le evlendi. Bu dönemde, Corneille genellikle trajediler sunmuştur: La Mort de Pompée (1644), Rodogune (1645), Theodore (1646) ve Héraclius (1647). Ayrıca bunların yanında bir de komedi yazmıştır: Le Menteur (1644).
Pertharite’nin 1652′de aldığı kötü yorumlar, Corneille’in hevesini kırdı ve tiyatroyu bırakmasına neden oldu. Tiyatrodan sonra, Thomas a Kempis’in Imitation of Christ’ının nazım bir çevirisine başladı ve bu eseri 1656′da tamamladı. Nerdeyse sekiz yıllık bir yokluğun ardından, Corneille, 1659′da tiyatroya geri dönmeye ikna edilebildi. Tiyatroya döndükten hemen sonra, XIV. Louis tarafından beğenilen Oedipe’i yazdı. Ertesi yıl, kısmen kendi tarzının savunması olan Trois discours sur le poème dramatique’i (‘Dramatik şiir üzerine üç söylev’) yayımladı. Corneille’in bir anlamda Querelle du Cid’e karşı savunması olan bu eserde, aynı zamanda klasik tiyatro kurallarının önemini kabul etmiş ama bu kuralları Le Cid’de kırışını da mantıklı bir şekilde açıklamıştır. Corneille’e göre, Aristoteles’in dramatik rehberi katı kurallar sunmaktan çok yoruma açık bir eserdir ve bu kuralların bu kadar katı uygulanması gelişmeyi önleyecektir.

Son Oyunları
Corneille, birçok eser yazan bir yazar olmasına rağmen (1659′dan sonra on dört yıl boyunca her yıla bir oyun) bu oyunları, eski oyunları kadar tutulmadı. Diğer oyun yazarları daha çok revaçtaydı. 1670′de Corneille ve rakibi olan Jean Racine, aynı olay üzerinde farklı oyunlar yazmaları söylendi. İki oyun yazarı da diğerinin de aynı şeyi yaptığından habersizdi ve oyunlar tamamlandığında Corneille’in Tite et Bérénice’i (1671), Racine’in Bérénice’inden daha üstün görülmüştür. Molière de bu zamanlar da fazlasıyla ünlüydü ve Corneille’le bir komedi olan Psyché’yi (1671) yazmıştır. Corneille’in daha sonraki oyunları genellikle trajedilerdi. Bunlar; La Toison d’or (1660), Sertorius (1662), Othon (1664), Agésilas (1666) ve Attila’dır (1667).
Corneille’in en son oyunu Suréna’dır (1674). Bu oyundan sonra, sahneyi son kez terketmiş ve 1684′te, Paris’teki evinde ölmüştür. St. Roch kilisesine gömülen Corneille, 1821′e kadar mezartaşsız bir şekilde gömülü kalmıştır.

Eserleri

  • Mélite (1629)
  • Clitandre (1630–31)
  • la Veuve (1631)
  • la Galerie du Palais (1631–32)
  • la Place royale (1633–34)
  • l’Illusion comique (1636)
  • Médée (1635)
  • le Cid (1637)
  • Horace (1640)
  • Cinna (1641)
  • Polyeucte (1642)
  • la Mort de Pompée (1643)
  • Le Menteur (1643)
  • Rodogune (1644)
  • Héraclius (1647)
  • Don Sanche d’Aragon (1650)
  • Andromède (1650)
  • Nicomède (1651)
  • Pertharite (1651)
  • l’Imitation de Jésus-Christ (1656)
  • Oedipe (1659)
  • Trois Discours sur le poème dramatique (1660)
  • La Toison d’or (1660)
  • Sertorius (1662)
  • Othon (1664)
  • Agésilas (1666)
  • Attila (1667)
  • Tite et Bérénice (1670)
  • Psyché (Molière ve Philippe Quinault’yla birlikte, 1671)
  • Suréna (1674)

ATATÜRK'ü ağlatan olay

ATATÜRK’ü ağlatan olay:

Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.
Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.
Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.
“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.”
İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak, giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem. Onun yüreği anası için atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam, telgrafı uzatsam, ‘Paşam sen sağ ol’ desem ‘Eyvah demez mi?’ ‘Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?”
Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İçeriden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.
Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:
“Emret Paşam”.
Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:
“Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”
“Uyku tutturamadım da Paşam”
“Annemden bir haber var mı?”
“Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar.”
“Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım.”
Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:
“Ne olan, ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah.”
Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.
“Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç, hiç!..”
Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken.. Mustafa Kemal emri verdi:
“Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!”
Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz, çözümü getiren görevliyle karşılaştı.
“Ver onu” dedi. “Paşamız bekliyor.”
Kağıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi.
“Millet sağ olsun.”
Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.
“Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama, Anavatan kurtuldu. Bununla da teselli bulurum. Benim için ikisi bir.”
İşte ben bunun için:
‘Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye cevap vermedim mi Namık Kemal’e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı

Olasılıksız

Adam Fawer; Çeviren: Şirin Okyayuz Yener
April Yayıncılık;
Ankara, 2007, 16. baskı, 13,5 x 21 cm, 475 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
ISBN No: 9756006056

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..

Kırım Türkleri Edebiyatı

* Kırım Hanlığı döneminde Osmanlı saray kültürüyle sıkı ilişkiler içinde olan Kırım’da klasik Türk edebiyatı paralelinde bir klasik edebiyat geleneği kurulmuştur.

* 1783 Rus istifasıyla edebiyat gerilemiştir.

* 19. yüzyıl sonlarında İsmail Gaspıralı, Tercüman Gazetesi’ni çıkararak düşüncede ve edebiyatta yeni bir dönem açmıştır.

* 1905′te meşrutî yönetime geçilmesi, Kırım’da ulusal edebiyatın gelişmesine hız kazandırmıştır.

* Gaspıralı ve Tercüman Gazetesi etrafında yetişen gençler düşünce ve edebiyatta yeni yollar aramaya başlamışlardır, Kırım’da kısmî özgürlük ortamı düşünce ve edebiyatta yenileşme ve gelişmelere yol açmıştır. Bu yıllarda Rus edebiyatı izlenmiş; şair ve yazarlar Kırım Türkçesiyle edebî ürünler vermişlerdir. Kimi aydınlar, hem Osmanlı hem Kırım Türkçesi’ni kullanmıştır.

* Birinci Dünya Savaşından sonra Kırım Türkleri’nin, Osmanlılarla ilişkileri kesilmiştir.

* 1917-1944 yılları arasında okullar, tiyatrolar, kütüphaneler açılmış, çeşitli alanlarda etkinlikler başlatılmıştır.

* 1929′da Latin Alfabesine geçilmiş, 1938′de bu kaldırılarak Kiril Alfabesi kullanılmaya başlamıştır.

* 1944-1953′e kadar bir sürgün ve duraklama dönemi başlamıştır,

* Kırım Türkleri, Türkistan’a sürülmüşlerdir. Kırım dışındaki ve Kırım’daki aydınlar dil ve edebiyatla ilgili gelişmeler sağlayacak çalışmalar yapmışlardır. Kırım Türkçesiyyle otuz Kırımlı şairden öykü, deneme ve şiirleri kapsayan Baar Ezgileri adlı antoloji yayımlanmıştır.

* 1976′da iki kez çıkarılan Yıldız Almağanı, 1980′de dergiye dönüştürülmüştür. Kırımlı yazarların yazdığı eserler ve diğer Türk lehçeleriyle yazılanlar Kırım Türkçesi’ne çevrilerek burada yayımlanmıştır.

* Bu yıllarda Taşkent Pedegoji Enstitüsü’nde kurulan Kırım-Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü bu alanda çalışacak kadrolar yetiştirmiştir. Hem Kırım Türkçesi’ni hem Özbek Türkçesini hem de Rusça’yı kullanan yazarlar yetişmiştir. Bu yazarlar arasında önemlilerden biri de Cengiz Dağcı’dır.
Kιℓℓєя Eαgℓє ™ çevrimiçi Add to Kιℓℓєя Eαgℓє ™’s Reputation Kurallara Aykırı Mesajı Bildir Alıntı Yaparak Cevapla

Macromedia Flash 8 Temeller

Temeller
Flash Basic 8 veya Flash Professionel 8 mi öğrenmek istiyorsunuz? Doğru yerdesiniz. Flash Kullanarak neler yapılabileceğini muhtemelen biliyorsunuz; birkaç cümle halinde özetleyecek olursak: Flash ile uygulamalar, animasyonlar, oyunlar geliştirebilir, mobil cihazlarda (örneğin Cep telefonlarında) çalışacak programlar yazabilirsiniz. Tüm  uygulamalarınızı Web’e ya da CD ortamına taşıyabilir, bir ağ üzerinde kullanabilir, masaüstü ya da dizüstü PC’lerde çalıştrabilirsiniz. Flash Player’ın yaygınlığı ve Flash’ın HTML’in sınırlarını tanımak zorunda olmaması da Flash’ı Web siteleri İnşa etmek ve Web’den gelip PC’nizde çalışan uygulamalar geliştirmek için ideal bir araç haline getirir.

İlk dersimize en temel adımlarla başlıyoruz. Flash arabirimiyle tanışacağız ve hayalimizdeki Web sitelerini yapmak için buradaki araçları nasıl kullanabileceğimizi öğreneceğiz. Çalışma alanı, paneller ve araçlar gibi başlıklarımız olacak. Tüm detaylarına Ders 11’de girecek olsak da bir SWF dosyasını nasıl yayınlayabileceğimiz konusuna da çok kısaca değineceğiz. Dersimizin sonunda ise anlatılacak dersler boyunca geliştireceğimiz örnek uygulamayı göreceğiz.Bu Derste Öğrenecekleriniz: Flash çalışma alanı ile tanışacaksınız. Yeni bir Flash dokümanı oluşturacak ve kaydedeceksiniz.

  • Panelleri, menüleri ve Stage’i kullanacaksınız.
  • Timeline (zaman çizgisi) ve frame’ler (animasyon kareleri) ile çalışacaksınız.
  • Doküman ayarlarınızı ve tercihlerinizi değiştireceksiniz.
  • Bir SWF dosyasını test edeceksiniz.
  • Projenizin son halini inceleyeceksiniz.

Flash 8’e Giriş

Macromedia Flash, Web sitelerinden PC tabanli eğitim modüllerine kadar her şeyi üretmenize imkân veren tasarım ve geliştirme uygulamasıdır. Flash’ın zengin çizim araçları ve nesne yönelimli scrip yazım dili hayal gücünüzle birleştiğinde ortaya çıkacak olan şey harikulâde arabirimlerdir. Flash ayrıca Flash Lite Player sayesinde mobil cihazlarda çalışacak uygulamaların geliştirilmesinde de kullanılabilir.Flash esas itibari ile iki farklı yazılım modülünden oluşur. Düzenleme ortamı adını verbileceğimiz ilk kısım kendi uygulamalarınızı geliştirmek için kullandığınız bölümdür. Programın ikini kısmını teşkil eden Flash Player ise SWF dosyaları halinde dağıtılan uygulamaları yorumlar, gösterir ve çalıştırır. SWF (Small Web File – küçük Web dosyası) formatı daha çok Web tabanlı uygulamalarda kullanılsa da yetenekleri sadece bununla sınırlı değildir. Bir flash uygulaması (SWF dosyası) kullanıcıya ister Web üzerinden isterse başka bir şekilde ulaşmış olsun, kullanıcının bunu görebilmesi için Flash Player’a ihtiyacı vardır.

İpucu: Flash Basic 8 ve Flash Professional 8, uygulamalarınızı hem Flash Player’ın öncekisürümleri hem de Flash Lite (mobil platformlar için) ile uyumlu olacak şekilde yayınlamanıza imkân verir.Peki, Flash’ı bu denli dikkat çekici yapan ne? Her şeyden önce Flash gayet esnek ve genişletilebilir bir tasarım aracı; Flash’ı tamamen sizin istediğiniz şeyleri yapacak şekilde geliştirebilir veya daha da iyisi ihtiyacınız olan eklenti (extension) bir başkası tarafından zaten yazılmışsa bunu Macromedia Web sitesinden bulup indirebilir ve yükleyebilirsiniz. İkinci sebep ise Flash Player’ın yaygınlığı; dünya genelinde Web erişimi olan bilgisayarların %97’sinde yüklü durumda bulunan Flash Player Küçük, hızlı, yüklenmesi ve güncellenmesi kolay, tamamen ücretsiz bir yazılım. Bunların haricinde, Flash’ın Fireworks ve Dreamweaver gibi diğer Macromedia yazılımlarının yanı sıra çeşitli üçüncü parti uygulamaları ile de entegre olması onun iş akışınızı kolaylaştıran bir başka dikkat çekici özelliğidir.

İpucu: Flash eklentileri www.macromedia.com/exchange adresinde Flash kategorisini ziyaret edin. Çok azı Macromedia tarafından yazılmış olan bu eklentilerin bir kısmı ücretsizken bazılarını satın almanız gerekir. Bu eklentiyi indirmeden önce kaç yıldızalmış olduğuna bakmayı ihmal etmeyin.Son olarak, nesne yönelimli bir dil olan ActionScript de Flash’ın çarpıcı yanlarından biridir.JavaScript ve Rhino ile aynı standardı paylaşan ActionScript adından da tahmin edebileceğiniz gibi uygulamalarınızı harekete geçiren motordur. ActionScript Küçük, güçlü ve eğlenceli Flash uygulamaları geliştirirken en büyük yardımcınız olacaktır.Flash’ı kullanmanız için tüm bunların dışında daha pek çok sebep saymak mümkün; derslerimiz boyunca ilerlerken bunların hepsini göreceksiniz. Oyüzden endişe etmeyin ve Flash’a dair çok değerli tecrübeler edineceğiniz bu serüvenin tadını çıkarmaya bakın.

Flash 8 Çalışma Alanı

Flash 8’i ilk kez açtigmizda göreceğiniz şey Start (Başlangic) sayfasıdır. Kendisi de bir SWF dosyası olan Start sayfasında Open a Recent Item (Son Kullanılan Ögelerden Birini Aç), Create New (Yeni 01uştur) ve Create from Template (Şablon Kullanarak Oluştur) seçenekleri bulunur. Sayfanın alt kısmında ise tanışma / eğitim modüllerinde linkler yer alır ve varsa Flash güncellemeleri görüntülenir.

İpucu: Açılış sayfasında Flash 8 güncellemelerini görebilmeniz için Internet’e bağlı olmanız gerekir. Internet bağlantınız yoksa sayfanın görüntülenmesinde bir yavaşlık olabilir. Sayfayı tekrar görmek istemiyorsanız sol alt köşede yer alan Do Not Show Again (Tekrar Gösterme) düğmesine basınız. Açılış sayfasını iptal etmek için Windows’ta Edit > Preferences (Düzenle > Tercihler) ve Mac’te Flash 8 > Preferences altındaki General (Genel) sekmesini de kullanabilirsiniz.Geliştirme ortamı olarak da adlandinlan Flash çalişma alanı, ortada bir Stage ve bunu çevreleyen bir dizi panelden meydana gelir. Her Flash dosyası bir zaman çizgisine (Timeline) bağlı olarak oynatılır. Zaman çizgisi, çalışmalarınızda yer alan türn görsel öğe ve ActionScript’lerin katmanlar halinde organize edildiği yerdir. Birden fazla kare (frame) içeren bir dosya Flash Player’da oynatılırken bir oynatım kafası (playhead) bu zaman çizgisi boyunca ilerler. Kareler, tıpkı bir sinema filminde olduğu gibi, zamanda belli noktalardaki pozisyonlan temsil ederler ve bir araya gelerek hareketin doğmasmı sağlarlar. Aşşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi Flash 8’in Mac ve Windows platformlarmdaki çalişma alanını görüyorsunuz. Bu derste ve göreceğiniz diğer dersler boyunca çalışma alanında yer alan her şeyin nasıl kullanıldığını sırayla ögreniyor olacaksınız. Siz çeşitli türlerde yeni dokümanlar oluşturana kadar çalışma alanında karşınıza çıkabilecek pek çok seçenek silik ya da görünmez durumda olabilir.

Geliştirme ortamını farklı işlevselliklere sahip çeşitli ana gruplar halinde incelemek mümkündür. Ayrıca her grup kendi içinde derslerin ilerleyen bölümlerinde öğreneceğiniz çok sayıda denetim aracı içerir.

Menüler: Flash’ta göreceğiniz menüler kullanmakta olduğunuz diğer yazılımlarda gördiiklerinize çok benzer. Flash menülerinde de Save (Kaydet), Copy (Kopyala), Paste (Yapi§tır) ve Help (Yardım) gibi komutlar bulunur. Bunlarm dışında menülerde Flash’a özgü komutlar da yer alır.

Timeline (Zaman çizgisi): SWF dosyalan, animasyon tabanlı bir programdan bekleneceği gibi, bir zaman çizgisi üzerindeki karelerden oluşur. Kareler ve anahtar kareler zaman çizgisi üzerinde sıralanırlar. Dosya (animasyon) içeriğinin farklı öğelerini taşıyan veya geçiş efektlerini içeren katmanlar da zaman çizgisi üzerinde yer alırlar. Oynatım kafası zaman çizgisi üzerinde ilerlemeye başladığında animasyon ortaya cıkar.

Paneller: Paneller vasıtası ile Flash’ta ürettiğiniz bir uygulamanın neredeyse her şeyini kontrol edebilirsiniz. Uygulamanıza ActionScript özellikleri ya da renkler eklemek, kendi renklerinizi oluşturmak, nesneleri dizmek ya da öğeleri depolamak için ihtiyaç duyduğunuz tiim araçları panellerde bulabilirsiniz. Flash’taki tüm panellere Window (Pencere) menüsünden ulaşabilirsiniz.

Stage (Sahne): Stage, Flash uygulamanız için büyük önem taşır çünkü göstermeyi planladığınız tiim görsel nesneler burada yer alır. Stage düğmeler, metinler, form elemanları ve animasyonlar dahil her şeye ev sahipliği yapar.

Doküman sekmeleri ve düzenleme çubuğu: Flash’ta her açık doküman için bir doküman sekmesi üretilir, bu sayede tasarımcı ya da geliştirici acık dosyalar arasında hızla geçiş yapabilir. Doküman sekmelerinin hemen altında yer alan düzenleme çubuğunun işleviyse neleri diizenlemekte olduğunuzu size göstermektir (örneğin sahneler, ekranlar, semboller, gruplanmiş öğeler gibi). Düzenleme çubuğu aynca iizerindeki bir açılır liste ile Stage’in ekrandaki büyüküğünü kontrol edebileceğiniz yakınlaştırma seçeneklerine ulaşmanızı sağlar.

İpucu: Stage, ekranı kaplar durumda değilken dokOman sekmelerini göremezsiniz. Simge durumuna kugultülmCi§ (Minimize edilmi§) durumda iken turn dokOmanlar gali§ma alanı etrafında ba§ibo§ ydzer durumdadır. Stage ba§lık gubuğunda Ekranı Kapla (Maximize) dOgmesine basarak sekmelere ve daha derli toplu bir görOnOme yeniden kavu§abilirsiniz.

Properties denetçisi: O anda seçili olan nesneye (Stage, metin, diigme, vs.) dair bilgileriProperties denetçisinde görebilirsiniz. Bu sayfada nesneye ilişkin bilgileri sadece görmeklekalmaz, bilgilerin çoğunu (örneğin Stage’deki x ve y koordinatları, genişlik ve yükseklik,dokümanınızdaki sembol ya da bileşen kullanımlarına verdiğiniz isimler gibi) isteğinize göredeğiştirebilirsiniz.

ilk Flash 8 Dokümanınız

Flash ile çeşitli tiirlerde dokümanlar oluşturabilirsiniz. Örneğin animasyon ya da video olarak izlediğiniz SWF dosyaları bu türlerden biridir. Dilerseniz sadece ActionScript kodu içeren dokümanlar da oluşturabilirsiniz; bu dokümanlar içerdikleri ActionScript kodunun birçok farklı yerde kullanılmasına imkân verir. Örneğin bir Web sayfasında yayınlanmış olan bir kek tarifinidüşünün. Web sayfasındaki tarifi izleyen herkes bu keki hazırlayabilir; keki pişirmek isteyen kişinin bilmesi gereken tek şey tarifin nerede olduğudur. Henüz acıkmadınız mı?Şimdiki çalişmamrzda yeni bir FLA dokümanı oluşturacağız. Bu doküman bizim ana dokümanımız olacak ve kendisiyle kullanacağımız her içeriğe (örneğin metinler, grafikler, video ve diğer SWF dosyaları gibi) ev sahipliği yapacak.

Not: FLA dosyası aslında Flash uygulamanızın düzenlenebilir (edit edilebilir) halidir ve son kullanıcı için işlevsel bir uygulama olarak kullanılamaz veya Web üzerinden görüntülenemez. Siz bir tasanımcı ya da geliştirici olarak çeşitli formatlarla çalışabilirsiniz ancak son kullanıcıya uygulamanızla etkileşim halinde olabilmesi için en azından bir SWF dosyası vermeniz gerekir.

1. Flash’ı başlatın.Windows altında Start (Başlat) > All Programs (Programlar) > Macromedia > Macromedia Flash 8 yolunu izleyerek Flash’i açabilirsiniz. Macintosh kullanıyorsanız Macromedia Flash 8’i Applications klasörü altında görebilir ve simgesine çift tıklayarak programı çalıştırabilirsiniz.Kurulum sonrası Flash’ı ilk kez çalıştırdığınızda ürün aktivasyonu yapmanız gerekir. Aktivasyon basit bir işlemdir ve bir diyalog kutusu bu işlem esnasında takip etmeniz gereken adımları size söyler. Yazılım aktivasyonu hakkında detaylı bilgi igin www.macromedia.com/software I activation sayfasını ziyaret edebilirsiniz.Flash varsayılan olarak Start (Başlangic) sayfası ile açılır. Bu sayfadaki seçenekleri kullanarak yeni bir Flash dokümam oluşturabilir veya doküman oluşturmak için hazır şablonları kullanabilirsiniz. En son kullandığımız dokümanlara yine Start sayfasmdan ulaşabilirsiniz.

2. Create New (Yeni Oluştur) başlığının hemen altındaki Flash Document linkine tıklayarak yeni bir Flash dokümanı oluşturun.Yeni bir Flash dokümanı oluşturduğunuzda doküman varsayılan ayarlarla açılır. Bu ayarlan değiştirebilir ve onların bundan böyle varsayılan ayarlar olarak kabul edilmesini sağlayabilirsiniz; böylece yeni oluşturduğunuz her doküman sizin istediğiniz ayarlarla açılır. Bu konuya bu dersin ilerleyen bölümlerinde yeniden değineceğiz.Not: Flash Basic 8 ile FLA ve ActionScript dosyalan oluşturabilirsiniz. Flash Professional 8’de ise bunlara ek olarak form uygulamaları, sunumlar ve Flash projeleri gibi doüdmanlar da oluşturabilirsiniz.

3. Yeni dokümanınız açıkken arka zemine (Stage’e) tıklayın. Document Properties (Doküman Özellikleri) iletişim kutusunu kullanarak Stage’in boyutlannı 780 x 520 piksel yapın.Properties (Özellikler) denetçisi şimdi sizin için de gerçek bir anlam kazanacak. Dokümanınızı açıp Stage’e tıkladıktan sonra Properties denetçisine bakın, bir Size (Boyut) düğmesi göreceksiniz. Bu düğmeye bastığınız anda Document Properties (Doküman Özellikleri) iletişim kutusu karşınıza gelecek.Bu iletişim kutusunda genişliği (width) 780, yüksekliği (height) de 520 piksel yapın. Title (Başlık) alanına Tech Bookstore Home yazın. Description (Açıklama) alanına kısa bir tanım girin; örneğin şöyle bir şey yazabilirsiniz: Tech Bookstore bilgi teknolojilerine ilişkin konularda referans ve eğitim amaçlı kitaplar sunar.

Title (Başlık) ve Description (Açıklama) alanları m e t a bilgilerdir (m e t a veri) ve bu yönleriyle HTML’deki m e t aetiketlere (m e t atag) benzerler. Amaçları, Web sitenizin (Flash SWF dosyalarının ve diğer öğelerin) arama motorlan tarafından bulunma ihtimalini artıran bilgilerin tutulmasına imkân sağlamaktır.Pencereyi kapatmak için OK düğmesine basın.

4. Properties denetçisinde, dokümanınızın frame rate (kare gösterim hızı) değerini 21 fps olarak değiştirin.Bunu biraz önce kapattığınız Document Properties iletişim kutusunda iken de yapabilirdiniz; ancak böyle durumlarda ilk tercihiniz Properties denetçisi olsun.

Frame rate (kare gösterim hızı) değeri videonun nasıl görüneceğini etkiler. Frame rate ne kadar yüksek olursa animasyonun akışı o kadar pürüzsüz ve yumuşak olur. Ancak yüksek frame rate değerlerinin son kullanıcı tarafında daha fazla işlemci gücü gerektireceğini de aklınızdan çıkarmayın.

Not : Varsayılan frame rate değeri 12 fps’dir (frame per second – her saniyede gösterilen kare adedi). 10 fps’den daha düşük değerler insan gözü tarafından fark edilir ve düşük bir gösterim kalitesine yol açabilir. Gösterim hızını 21 fps yaparak animasyonları daha akıcı bir şekilde görebiliriz. Benzer şekilde 18, 24 veya 29 gibi değerler de verebilirsiniz.Yine Properties denetçisinde yer alan diğer kontrol ve araçlan kullanarak arka zemin rengini, hedeflediğiniz Flash Player sürümünü ve Flash Lite ayarlarını da değiştirebilirsiniz. (Flash Lite, Flash Player’ın cep telefonu ve PDA gibi cihazlarda çalışan mobil sürümüdür.)

İpucu: Publish Settings (Yayınlama Ayarları) penceresinde Flash Player sürümü olarak Flash Lite 1.0 veya Flash Lite 1.1 seçilmemişse Device Settings (Cihaz Ayarlan) düğmesi silik görünecek, işlevsel olmayacaktır. (Flash Lite 1.0 veya Flash Lite 1.1 seçimini sadece Flash Professional 8 altında yapabilirsiniz.)

İpucu: Çalışmanız, Flash 8’den önceki bir Flash Player sürümünee yönelikse PublishSettings düğmesine basın ve hedeflediğiniz sürümü hemen şimdi, dökümanınıza içerik eklemeye başlamadan önce belirtin. Bu sayede sadece Flash Player 8’e özel olan ve eski sürümlerce desteklenmeyen içeriklerin kazara uygulamanıza girmesini engellemiş olursunuz.

5. File > Save As (Dosya > Farkh Kaydet) komutunu segin ve dosyayı bookstorel.fla adıyla kaydedin.Dosyayı kaydetmeden önce masaüstünde TechBookstore adlı bir klasör oluşturun. Tüm dosyalarınızı bu klasöre kaydedeceksiniz. Dosyanızı bookstorel.fla adıyla buraya kaydedin. Bundan sonra dosyanızda yaptığınız her önemli değişikliğin ardından dosya ismindeki sayıyı da değiştirin (2, 3,… gibi).

6. File > Close (Dosya > Kapat) komutunu segin ve henüz kaydetmiş olduğunuz dokümam kapatın.Ancak çalışmanızı sıradaki uygulamalarla sürdürmek istiyorsanız dokümanınızı kapatmak zorunda değilsiniz.PanellerBirkaç sayfa önce panellerden kısaca söz etmiştik Son yaptığımrz uygulamada Stage’in boyutunu ve dokümanın frame rate değerini değiştirmek için kullandığımız Properties denetçisi de aslında bir paneldir. Geliştirme ortamındaki panellerin özelliklerini ve bölümlerini öğrenmeniz Flash’ı etkin bir şekilde kullanabilmeniz açısından önem taşır. Şimdi yapacağımız uygulamada ihtiyaç duyduğunuz panelleri açmayı, taşımayı ve kullanmayı öğreneceksiniz. Sonraki derslerimizde de çalışmanızı değiştirmek ve geliştirmek için farklı panellerle tanışacaksınız.

1. File > Open (Dosya > Ag) komutunu verin ve sabit diskinize kaydetmiş olduğunuz
bookstorel.fla dokümanını açın.
Eğer bir önceki uygulama sonrası bookstorel.fla dosyasını kapatmadıysanız bu adımı pas geçebilirsiniz.

İpucu:Daha önce Flash Professional 8’deki özellikleri kullanarak düzenlediğiniz bir dosyayı Flash Basic 8 ile açarsanız Flash Professional 8’de varolan düzenleme özelliklerini kullanamazsınız. Bir dosyayı düzenlemenin en iyi yolu o dosyayı oluşturduğunuz Flash sürümünü kullanmak olacaktır.

2. File > Save As (Dosya > Farklı Kaydet) komutunu verin ve bookstore1.fla dosyasını bookstore 2.fla olarak kaydedin.Önemli değişiklikler yapacağımız için dosyayı farklı bir isimle kaydediyoruz. Bu tekniğe alışmanız sizing için de çok faydalı olacaktır; böylece ihtiyaç duyduğunuzda çalışmanızın önceki sürümlerine kolayca ulaşabilirsiniz.3. Window (Pencere) menüsünü kullanarak History (Geçmiş) panelini açın.Flash 8’i açtığımızda varsayılan olarak gelen paneller arasında çok faydalı bir panel olan ve yapmış olduğunuz düzenlemelerin kaydını tutan History (Geçmiş) paneli bulunmaz. History panelinin tutacagı kayıtların sayısı sizin tercihinize bağlıdır; dersin ilerleyen bölümlerinde bu noktaya tekrar döneceğiz.History panelini açmak için Window > Other Panels > History (Pencere > Diğer Paneller > Geçmiş) komutunu verin. Window menüsünün altında yer alan ve bir kısmı Other Panels grubunda toplanmış olan panellerin her biri gayet faydalı özellikler taşır.

Window menüsünden bir panel seçtiğiniz zaman bu panel çalışma alanınızda rasgele bir yerde açılacak, acık olan diğer panellerin yanında sabit olmayacaktır. Yeni açtığımız paneli diğer panellerin yanına sabitlemek için panelin en sol üst köşesindeki (panel başlık çubuğunun hemen solundaki) noktaların üstüne tıklayın ve paneli istediğiniz yere sürükleyip bırakın. Sürükleme esnasında panelin sabitlenebileceği alanlar siyah bir çizgi ya da çerçeve ile size gösterilecektir.Bir panelin başlık çubuğunda yer alan minik oka ya da başlğın kendisine tıklayarak paneli aşagıya doğru açabilir ve yeniden tıklayarak eski durumuna getirebilirsiniz. Ayrıca tüm panellerde başlık çubuğunun en sağındaki düğmeye tıklanarak acılan bir Options (Seçenekler) menüsü vardır, bu menünün içeriği her panel için farklıdır. (Başlık çubuğunun en sağındaki düğmeyi görmeniz için panelin aşagıya doğru açılmış olması gerekir.)

4. Paneli diğer panellerin yanına taşıyın ve sabitleyin.Bu adımı yukarıda tarif ettiğimiz şekilde uygulayın. Sabitlediğiniz panellerin sıralarını da aynı şekilde değiştirebilirsiniz.

5. History panelini sadece bashkgubuğu görünür olacak şekilde kısaltın.Başlık çubuğundaki boş bir noktaya, minik oka ya da başlığın kendisine tıklayarak panelleri aşagıya doğru açabilir veya sadece başlık çubuğu görünür olacak şekilde kısaltabilir / kapatabilirsiniz.İpucu : Panelin başlık çubuğundaki herhangi bir yere çift tıklayarak da panelleri küçültebilir / toparlayabilirsiniz.

6. Window > Components komutunu vererek Components (Bileşenler) panelini açın ve ilgili yere sabitleyin.Window menüsüne baktığımızda panelleri çoğu zaman klavye kısayollan ile de açabileceğinizi görebilirsiniz. Örneğin Components panelini açmak için Windows altında Ctrl+F7, Mac OS X altında da Cmd+F7 kısayollarını kullanabilirsiniz.

7. Components (Bileşenler) panelinin Options (Segenekler) menüsünü agin.Her panelin kendisine ait bir Options (Seçenekler) menüsü vardır. Bu menüler her panel için farklı içeriklere sahip olsa da Help (Yardım), Maximize Panel (Panelin Boyunu Maksimuma Cıkar) ve Close Panel (Paneli Kapat) komutlan tümünde ortaktır.

8. Components panelindeki User Interface (Kullanıcı Arabirimi) kategorisini açın ve Stage’e bir Button (Düğme) bileşeni taşıyın.Bileşenler kullanıma hazır Flash öğeleridir ve her birinin farklı bir görevi vardır. Ders 8’de bileşenleri daha detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Şimdilik sadece Stage üzerinde bir bileşenimiz olsun istiyoruz.

9. Window menüsünden Align (Hizala) panelini açın ve sabitleyin. Ana Flash ekranının en solunda, Tools altında yer alan siyah ok (Selection Tool – Segim  Aracı) ile Stage içinde bulunan düğmeyi seçin. Ardından Align panelini kullanarak düğmeyi Stage içinde ortalayın.Align (Hizala) panelindeki düğmeleri kullanarak Stage’de yer alan öğeleri kendi aralarında veya Stage’e göre hizalayabilirsiniz. Öğeleri Stage’e göre hizalamak istiyorsanız önce Align panelindeki “To stage” düğmesini aktif (parlak) yapın. Öğeleri hizalamak için panelin en list sırasında yer alan düğmeleri kullanın.

Stage içinde duran düğmeniz seçili ve paneldeki To stage (Stage’e göre hizala) düğmesi de aktifken Align horizontal center (Yatay olarak ortala) ve Align vertical center (Dikey olarak ortala) düğmelerine basarsanız diigmeniz Stage’in merkezine yerleştirilmiş olur.

10. ihtiyacınız oldukça diğer panelleri de Window menüsünden açın.Kitabımrz boyunca Actions (Eylemler) panelini sık sık kullanacagiz, eğer afik değilse şimdi bu paneli de açın.Panelleri ekranın istediğiniz bölgesine sabitleyebilirsiniz. Sayfa yerleşimini dilediğiniz şekilde ayarladıktan sonra kaydedebilir ve böylece her seferinde aynı sayfa yerleşimini kullanabilirsiniz. Bir sonraki adımda bunu nasıl yapacagimızı göreceğiz.

11. Window > Workspace Layout (Çalışma Alanı Yerleşimi) > Save Current (Mevcut Durumu Kaydet) komutuyla panel yerleşimini kaydedin.Bu komutun ardından Save Workspace Layout (Çalıma Alanı Yerleşimini Kaydet) kutusu açılır. Name (İsim) alanma TechBookstore yazın ve OK düğmesine tıklaym. Böylece çalişma alanının mevcut yerleşimini en son açtığımız paneller de korunacak şekilde kaydetmiş oldunuz. Örneğin başka bir anda varsayılan yerleşim düzeniyle çalışıyorken Window > Workspace Layout > TechBookstore seçimini yaparak TechBookstore yerleşim düzenine kolayca geçiş yapabilirsiniz. Bu yerleşim düzeninde yapacağımız diğer değişikliklerin de kalıcıı olması için yerleşim düzenini yine aynı isimle kaydetmeniz yeterlidir.

İpucu: Panel yerleşim düzenlerini silmek veya yeniden adlandırmak igin Window > Workspace Layout > Manage (Yönet) komutunu kullanabilirsiniz. Bu komutla gelen kutuda kullanıcı tarafından kaydedilmiş olan tüm yerleşim düzenlerini görebilir, yeniden isimlendirebilir ya da silebilirsiniz.Bir sonraki uygulamamamız Timeline ve kareler (frame’ler) ile ilgili. Çalışmanızı kaydetmeyi unutmayın.

Bitkisel ve Aromatik Yağlar

ACI BADEM YAĞI

Öksürük kesici idrar arttırıcı, kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanılır. Kuru ve çatlak cilt bakımında etkilidir. Stres ve yorgunluk için masaj yağı olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Protein, Şeker ve amigdalin içerir.

KULLANILIŞI:

Bir çay bardağı suya 2 damla damlatılarak günde 3 defa alınır. bilhassa bebeklerin kabızlıklarında badem yağı eşit miktarlarda bal ve pekmez ile karıştırılıp 4-5 saatte bir çay kaşığı verilir

UYARI: Yüksek miktarlarda alınması zararlıdır

SAKLAMA:

Serin, ışıktan uzak ve ağzı sıkıca kapalı olarak, çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.

ADAÇAYI YAĞI

Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.

İÇİNDEKİLER:

Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.

KULLANILIŞI:

Bir çay bardağı suya 3 damla damlatılarak günde 1 defa içilir. Yara üzerine direkt tatbik edilebilir.

UYARI: Günde 3 damladan fazla içilmez. Fazla kullanımı epilepsi ve krampa yol açabilir.

ANASON YAĞI

Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.

İÇİNDEKİLER:

Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.

KULLANILIŞI:
2-10 Damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa kullanılır.

UYARI: Daha yüksek miktarda alındığı zaman hafif bir sarhoşluk sonra uyku meydana getirir.

ARDIÇ YAĞI
Kalp yetmezliği soğuk algınlığı ve romatizmal hastalıklarda kullanılır. burkulma ve çarpma gibi kazalarda ağrı kesici ve hareket kabiliyetini arttırıcı özelliği vardır. Astım hastalarında ve idrar tutamayan çocuklarda faydalıdır.

İÇİNDEKİLER:

Organik asitler, glikoz, sakkaroz, juniperin, reçineli bileşikler ve acı madde içerir.

KULLANILIŞI :
Bir çay bardağı suya 5 damla damlatılarak alınır.

Hamilelikte kullanılmamalıdır. Fazla alındığı taktirde böbrekleri tahriş eder ve idrar yollarında kanamaya sebep olur.

ARDIÇ KATRAN YAĞI

Ardıçın özel türünden elde edilen ardıç katranı yağı tüm mantar hastalıklarında cilt kaşıntılarında sedef ve egzamada varis ve ağrılarında uyuz ve benzeri tüm cilt problemlerinde kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Organik asitler, glikoz, sakkaroz, juniperin, reçineli bileşikler ve acı madde içerir.

KULLANILIŞI:

Kullanılacak doku defne sabunu ile yıkanır. İnce tabaka halinde cilde sürülür.

BERGAMUT ESANSI

Stres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemin! kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır. Ayrıca çayda lezzet ve koku verici olarak da kullanılır.

Kullanılışı

Dahilen; bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak, günde 2 defa kullanılır. Haricen; cilde masaj yapılarak stres ve yorgunluğu giderici olarak kullanılır.

BİBERİYE YAĞI

İdrar söktürür gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenler. Kolestrolü denetler.

İÇİNDEKİLER:

Kamfer, terpen, tanen, reçine, acı maddeler, saponin, cholin, glikozit, organik asitler, kafur.

KULLANILIŞI:

Bir fincan suya 2-3 damla damlatılır veya şekere damlatılarak günde 3 defa kullanılabilir. Sinüzite romatizmal ağrılara sivilceler üzerine sürülerek kullanılır.

BUĞDAY YAĞI

Hücre yenileyici, selülit için; yanık yara ve diğer cilt problemlerinde kırışıklıklarda etkili olarak kullanılır. Ayrıca hassas ve yıpranmış saçlar için faydalıdır. Cilt lekeleri güneş lekeleri ve doğum lekelerini giderir.

İÇİNDEKİLER:

B vitaminleri ve mineraller içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen; günlük bir çay kaşığı kulllanılır. Haricen; Saç için friksiyon cilt için masaj şeklinde uygulanır.

CEVİZ YAĞI
Kuru ciltlerde yumuşatıcı ve besleyici etkiye sahiptir. Doğal nemlendiricidir. Saç diplerini ve saçları besler. Ayrıca romatizmaya iyi gelir. Güneşte bronzlaştırıcı olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

%70 civarında yağ taşıdığı saptanmıştır.

KULLANILIŞI:
Haricen cilde masaj şeklinde uygulanır.

ÇÖREK OTU YAĞI

İdrar ve süt arttırıcı iştah açıcı, adet söktürücü etkilere sahiptir. Ayrıca astımı şeker, romatizma tedavisinde ve grip döneminde bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun dirençli tutulmasını sağlar. Hemoroide faydalıdır. Saçı besler dökülmesini önler.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, saponinler, alkaloidler, nigellin ve connigellin içerir.

KULLANILIŞI:

Günde 3 defa 1 fincan suya 4-5 damla damlatılarak içilir.. Ayrıca saç dökülmesi ve kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde kullanılır.Sinüzit için sabah akşam buruna 1-2 damla damlatılır .

DEFNE YAPRAĞI YAĞI

Yemeklerde güzel koku vermek için kullanılır gargara yolu ile alındığında bademcik iltihaplarında soğuk algınlığına ve gribal enfeksiyonlara iyi gelir. Terletici ve Antiseptik özelliklere sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder. Ayrıca gaz giderici ve kan gevşeticidir.

İÇİNDEKİLER:

Cineol, evgenol, graniol ve pinenler içerir.

KULLANILIŞI:

Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak. Günde 2 defa içilir. Parmak uçlarıyla friksiyon şeklinde kullanılır.

Gebelikte kullanılmamalıdır. Kızdırıcı özelliği nedeni ile cilt üzerinde kullanılırken dikkat edilmelidir.

DEFNE UÇUCU YAĞI

Yemeklerde güzel koku vermek için kullanılır. Gargara yolu ile alındığında bademcik iltihaplarında soğuk algınlığına ve gribal enfeksiyonlara iyi gelir. Terletici ve antiseptik özelliklere sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder. Ayrıca gaz giderici ve kan gevşeticidir.

Kullanılışı

Dahilen; bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 2 defa içilir. Haricen; parmak uçlarıyla friksiyon şeklinde kullanılır. (Gebelikte kullanılmamalıdır. Kızdırıcı özelliği nedeniyle cilt üzerinde kullanılırken dikkat edilmelidir.)

FINDIK YAĞI

Kuru ve yıpranmış ciltlere rahatlıkla uygulanır varis ve saçkıran hastalığı içinde faydalıdır. Doğum öncesi, Doğum sonrası cildin esnekliğini sağlamak ve cilt çatlağını önlemek amacıyla masaj yapılarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Sabit yağ, fosfor kalsiyum, protein ve şeker içerir.

KULLANILIŞI:

Masaj olarak kullanılır. Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır.

GÜL YAĞI

Ağrı kesici, keyif verici, uyutucu, öksürük kesici etkileri vardır.Kabızlık ve tansiyon düşmesinde etkilidir. Ayrıca saç uzatıcı ve besleyici etkiye sahiptir.

İÇİNDEKİLER:

Papaverin, kodein tebain, narsoin ve morfin içerir.

KULLANILIŞI:

Haricen cilde masaj şeklinde uygulanır. Bir çay bardağı suya 10-15 damla damlatılarak gargara yapılır.

HAŞHAŞ YAĞI

Ağrı kesici, keyif verici, uyutucu, öksürük kesici etkileri vardır.Kabızlık ve tansiyon düşmesinde etkilidir. Ayrıca saç uzatıcı ve besleyici etkiye sahiptir.

İÇİNDEKİLER:

Papaverin, kodein tebain, narsoin ve morfin içerir.

KULLANILIŞI:

Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.Saça friksiyon şeklinde uygulanır.

HAVUÇ YAĞI

Ultraviole (UV) ışınına karşı vücut bağışıklığını arttırır . Cildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Hücre yenileyici İdrar arttırıcı kan temizleyici kan yapıcı ve kollestrolü düzenleyici etkileri sahip olduğu bilinmektedir.Ayrıca ses tellerine faydalıdır. güneş yağları da bronzlaştırmayı kolaylaştırır.

İÇİNDEKİLER:

Uçucu yağ, sabit yağ, şeker, A vitamini, karotin ve rezin içerir

KULLANILIŞI:

Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI

Hazım kolaylaştırıcı bulantı ve kusmayı giderici etkiye sahiptir.İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeni ile haricen eklem ve kas ağrılarına romatizmaya karşı kullanılır. Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir. Saç dökülmesinde etkilidir. Ayrıca pastalarda esans olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Myristicin içerir.

KULLANILIŞI:

2-3 Damla bir fincan suya damlatarak kullanılır. Uygulanacak yere defne sabunu ile temizlenir. Bol miktarda yedirilerek tatbik edilir. Ayakta oluşan mantar hastalıklarında da sürülerek kaşıntı önlenir. Masaj yapılarak cilt altında toplanan yağ ve toksit maddelerin terleme yolu ile dışarı atılmasını sağlar. tedavi

UYARI: Gebelikte kullanılmaz.

ISIRGAN TOHUM YAĞI

Saç dökülmesinde romatizma hücre yenileyici kan temizleyici, miyom küçültücü olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Potasyum tuzları, organik asitler, histamin ve asetilkolin içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak günde 2 defa kullanılır. Haricen cilde masaj yapılarak kullanılır. Saç diplerine friksiyon yapılır.

JOJOBA YAĞI

Cildi yumuşatır. Çizgileri ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılır.Kuru ciltleri nemlendirir. Akneleri giderir. kuru ve kırık saçları besler parlaklık verir. Saç şekillendirici olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Tohumlarında %50 oranında yağ içermektedir.

KULLANILIŞI:

Saçlara friksiyon yöntemi ile cilde masaj yapılarak kullanılabilir.

KANTARON YAĞI

Hazmı kolaylaştırıcı ve iştah açıcı özelliklere sahiptir. Ateş düşürücü etkisi vardır. Ülser ve gastritte iyileşmeyi hızlandırır. Bağırsak spazmlarını çözer. Bağırsak solucanlarını düşürür. Hemoroide faydalıdır. Yara ve yanıkları iz bırakmadan iyileştirir.

İÇİNDEKİLER:

Uçucu yağ, rezin, acı maddeler (glikozitler), reçine, pektin ve kolin içerir.

KULLANIIŞI:

Günde 2 defa öğle ve akşam yemeklerinden önce 5-6 damla alınmalıdır. Hemoroide dıştan sürülür.

KARABAŞ YAĞI

Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliğine kollestrol ve şekere faydalıdır. uykusuzluğu giderir. balgam söker zindelik verir egzama yaralarına iyi gelir. Sivrisinek kovucudur.

İÇİNDEKİLER:

Kafur, fenkon, borneol ve sineol içerir.

KULLANILIŞI:

Günde 2 şer damla sabah akşam yarım fincan suya damlatılarak kullanılır. Cilde sürülür.

KARANFİL YAĞI

Ağız ve mide kokularını giderir. Sinirleri uyuşturur antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir. Dişeti çekilmesi ve iltihaplarında faydalıdır. Haşere kovucudur.

İÇİNDEKİLER:

Uçucu yağ, sabit yağ ve tanen içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen 1 fincan suya 2 damla damlatılarak içilir.Diş ağrılarında pamuk üzerine damlatılarak diş üzerine tatbik edilir.

Karanfil yağı cilde sürülmemelidir.

KAYISI YAĞI

Yüz temizliğinde kullanılır. Akneleri temizler. Cilde canlılık verir. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Parazit problemlerinde kullanılır. Pastalarda esans olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, zamk, şekerler, organik asitler, saponin ve anonin içerir.

KULLANILIŞI:

Haricen cilde pamukla tatbik edilir. dahilen, bir fincan suya 3 damla damlatılarak kullanılır.

KEKİK YAĞI

Bronşit, nezle, grip, solunum yolu rahatsızlıklarına dişe eti iltihaplarına iyi gelir. kurt düşürücüdür. Alyuvar oluşumunu arttırır. Şeker hastalığına iyi gelir. Yara ve yanıklara antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir.Gastrit gibi mide rahatsızlıklarına yardımcı olur

İÇİNDEKİLER:

Carvacrol, p-cymene, terphinene, caryophyllene, myrcene, linalool, thymol, terphinen-4-ol, thujene, pinene, camphene, borneol ve humulene içerir.

KULLANILIŞI:

2-3 damla yarım fincan suya katılarak veya şeker üzerine damlatılarak kullanılır. parmak uçlarıyla masaj şeklinde tatbik edilir.

Fazla miktarda dahilen kullanımı sakıncalıdır.

KETEN YAĞI

Menapoz sıkıntılarını giderir. Mide ağrılarını ve kabızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır. Sindirim sistemi iltihaplarında etkilidir. Zihin açıcıdır.

İÇİNDEKİLER:

Müsilaj, linamarin, doymamış yağ asitleri ve protein içerir.

KULLANILIŞI:

Bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir.

LAVANTA YAĞI

İdrar arttırıcı ve romatizma ağrıları dindirici etkileri vardır. Baş ağrısı stres ve kas ağrıları için iyi gelir ayrıca güve ve sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılır. Hassas ve yağlı ciltler için tavsiye edilir. akneleri ve vücuttaki kötü kokuları giderir. cilde sürüldüğünde ateşi düşürür. saçtaki sirkeleri gidericidir. Kozmetik amaçlı esans ve banyo yağı olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Pinen, cineol, borneol ve organik asitler içerir.

KULLANILIŞI:

Bir çay bardağı suya veya bir şeker parçası üzerine 3-4 damla damlatılarak alınır. ayrıca cilde masaj yapılarak kullanılır.

KAKAO YAĞI

İdrarı söktürür.Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar.Böbrek iltihabını giderir. Besleyici,uyarıcı,iştah açıcı ve kuvvet vericidir.Haricen basur memelerini,kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için kullanılır.

İçindekiler:Sabit yağ,tanen,nişasta ,şekerler,alkoitler(teobromin,kafein)
taşımaktadır.

KULLANILIŞI:

Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya
yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.
LİMON YAĞI

Ferahlık verir. Grip ve soğuk algınlığına karşı korur. Hafızayı güçlendirir. Boğaz ağrısı mide yanması kan temizleme ve böbrek taşında , bağdokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Diş etini kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir. Cildi güzelleştirir. Vücuttaki istenmeyen yağların atılmasını sağlar.Tonik olarak kullanılır. mikrop öldürücüdür.. Böcek ve sinek ısırmalarında kaşıntı ve şişmeleri önler pastalara esans olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Hesperidin, şekerler, C vitamini, müsilaj, malik ve sitrik asitler içerir.

KULLANILIŞI:

Balla tatlandırılmış suya 2 şer damla damlatılarak günde 3 defa gargara yapılıp yutularak kullanılır. Tonik olarak kullanımda bolca masaj yapılarak sürülür.

MELİSSA YAĞI

Yatıştırıcı, midevi gaz söktürücü terletici ve antiseptik etkilere sahiptir. Baş ağrısı ve migrende soğuk algınlığında , kas ağrılarında faydalıdır. Mide ülserine iyi gelir. Beyin damarlarını açar cilt temizliğinde cildi güzelleştirir.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, sitral, sitronellal ve linolal içerir

KULLANILIŞI:

Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.

MERSİN YAĞI

Yağlı tahriş olmuş ve iltihaplı ciltler için kullanılır. Hemoroid tedavisinde ve şeker hastalığına karşın etkilidir. Nefes açıcı özelliğe sahiptir. Gerginliğe ve uykusuzluğa iyi gelir. Adale kuvvetlendirici ve spor sakatlıklarında masaj için çok uygundur Astımlı hastalarda haricen infizyon şeklinde faydalıdır.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, şekerler, strik ve maınik asit gibi organik asitler içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen günde 1 fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj şeklinde kullanılır.

NANE YAĞI

Mide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Sinirleri güçlendirir baş ağrılarına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır. Bağırsak solucanlarını temizler.

İÇİNDEKİLER:

Mentol, mentor, cadinen, pinenler, terpenler ve cineol içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen günde 3 defa bir şeker parçası üzerine 2-3 damla damlatılarak veya 1 fincan suya 2-3 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj yapılarak sürülür.

Fazla miktarda kullanılması sakıncalıdır.

OKALİPTÜS YAĞI

Kabızlık, öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülite etkilidir.

Kullanılışı

Dahilen; bir fincan suya 5 damla damlatılarak balla tatlandırılıp içilir. Haricen; masaj şeklinde ve sinüzit için buğu şeklinde antiseptik olarak kullanılır.

PAPATYA YAĞI

Duyarlı ve problemli ciltler için yaraları iyileştirici ve cildi besleyen özelliğe sahiptir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılır.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, flavon glikozitleri, bisabolol, arzulen, terepen ve salisilik asit içerir.

KULLANILIŞI:

Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak gargara yapılır. Cilde masaj şeklinde tatbik edilir.

İçilmesi sakıncalıdır.

PORTAKAL YAĞI

Mide rahatsızlıklarını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Romatizmada faydalıdır. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kurutur. Tonik olarak kullanılır. Pastalara esans olarak kullanılır. Kan dolaşımını düzenleyicidir. Sinir yatıştırıcıdır.

İÇİNDEKİLER:

Şekerler, müsilaj, uçucu yağ ve bol miktarda C vitamini içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen yarım fincan suya 3 damla damlatılarak. Günde 3 defa kullanılır. haricen cilde masaj yapılarak sürülür.

REZENE YAĞI

Midevi şişkinlik, hazımsızlık rahatsızlıklarını giderir. Gaz söktürücü ve anne sütünü arttırıcı etkisi vardır.Yara iyileştirici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderir.

İÇİNDEKİLER:

Anethol ve astragol gibi maddeler içerir.

KULLANILIŞI:

Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen yara üzerine sürülerek kullanılır.

SARIMSAK YAĞI

Mikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler. Kalp adalesini kuvvetlendirir. Siyatik varis romatizma, mafsal iltihabında faydalıdır. ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler, saçkıran hastalığına iyi gelir.

İÇİNDEKİLER:

Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz) vitaminler (A, B ve C), allicin ve sarımsağa özel koku veren kükürtlü yağ içermektedir.

KULLANILIŞI:

Bir fincan suya, 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir. Cilde masaj şeklinde uygulanır.

TATLI BADEM YAĞI

Kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini giderir. Ayrıca saç besleyici olup dökülmesini önler. Kabızlık giderici özelliğe sahiptir.

İÇİNDEKİLER:

Protein ve şeker içerir.

KULLANILIŞI:

Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır. Kabızlık için günde 1 çay kaşığı içilir.

SUSAM YAĞI

Dahilen müshil, haricen ise özellikle kuru ciltlere kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla kullanılır. Şeker hastalığında da kullanılmaktadır. yanıklarda iyileştirme özelliği vardır.

İÇİNDEKİLER:

Oleik, palmitik, linoleik, stearik ve miristik asit içerir.

KULLANILIŞI:

Her sabah aç karnına bir çay kaşığı içilir. Müshil olarak ta bir çay kaşığı alınır. Cilde ve saça masaj şeklinde uygulanır.

ÇAM TEREBENTİN YAĞI

Solunum bel soğukluğunda ve idrar yolu hastalığında kullanılan etkili bir antiseptiktir. saçı besler. dökülmeyi önler kepeği gideriri. ve saçı kuvvetlendirir. Saç diplerinde mikro organizmaların oluşumunu engeller.

İÇİNDEKİLER:

Reçine asiti, kolofan ve pinen içerir.

KULLANILIŞI:

Günde 1-2 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır. saç diplere masaj yaparak kullanılır. 200 gr lık şampuana 20 damla damlatılarak kullanılır.

Böbrekte tahriş yaptığından böbrek rahatsızlığı olanlar içmemelidir.

MENEKŞE YAĞI

Cilt hastalıkları, egzama, dermatit ve uyuzda kullanılır.Mikrop kırıcıdır. saç dökülmesine karşı etkilidir. Kuru saçları nemlendirir. Parlaklık ve canlılık verir. Kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır.

İÇİNDEKİLER:

Tanen, saponinler, flavon glikozitleri, vialamin ve emetin içerir.

KULLANILIŞI:

Cilde masaj yapılarak saça friksiyon şeklinde kullanılır.

YASEMİN YAĞI

Romatizma ağrılarında, cilt besleyici temizleyici ve selülit giderici olarak kullanılır.

Kullanılışı

Haricen; cilde masaj şeklinde uygulanır.

Banyo İçin Bitkisel Esanslar

Defne uçucu yağı
Okaliptüs yağı
Ardıç yağı

Limon yağı
Rezene yağı
Bergamut yağı

Melissa yağı
Lavanta yağı
Gül yağı

Adaçayı yağı
Biberiye yağı

Banyo suyuna beş damla karıştırılır. Bu su ile masaj yapıp yıkanır.

Saç Bakımı – Kuru ve Cansız Saçlar İçin

Badem yağı
Susam yağı
Defne gar yağı

Çörekotu yağı
Menekşe yağı
Zeytin yağı

Kekik yağı
Ceviz yağı
Hindistan Cevizi yağı

Karıştırılıp saç diplerine ve saça yedirilir. İstenildiği kadar bekletilip yıkanır. Haftada 2 defa yapılır.

Saç Bakımı – Yağlı ve Cansız Saçlar İçin

Portakal yağı
Çam Terebentin es.
Defne uçucu yağı

Biberiye yağı
Mersin yağı
Papatya yağı

Karıştırılıp saç diplerine ve saça yedirilir. İstenildiği kadar bekletilip yıkanır. Haftada 2 defa yapılır.

Bronzlaşma

Ceviz yağı
Kakao yağı
Kayısı yağı

Havuç yağı
Fındık yağı
Badem yağı

Birbirine karıştırılır, bütün vücuda sürülür. Güneşte bekletilir.

Cilt Bakımı İçin

Portakal yağı
Limon yağı
Kayısı yağı

Gül yağı
Buğday yağı
Papatya yağı

Havuç yağı
Jojoba yağı
Yasemin yağı

Islatılmış pamuğa 1 çay kaşığı dökülür. Losyon şeklinde cilde sürülür. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

Selülit Tedavisi

Zambak yağı
Keten yağı
Ardıç yağı

Portakal yağı
Buğday yağı
Nane yağı

Susam yağı
Yasemin yağı
Anason yağı

Rezene yağı
Lavanta yağı
Limon yağı

Biberiye yağı
Jojoba yağı
Yosunlu sabun

Selülitli bölgeye iyi bir masaj yapılarak sürülür. 2 günde bir yapılmalıdır. 1-2 saat sonra yıkanır.Hassas ciltler daha kısa bekletebilir. (Yosunlu sabunla yıkanır.)

Cilt Çatlakları

Kakao yağı
Gliserin yağı
Keten yağı

Badem yağı
Saf Zeytin yağı
Çörekotu yağı

Kantaron yağı
Kayısı yağı
Melissa yağı

Çatlayan kuruyan bölgeye masaj yapılarak yedirilir.

Masaj Yağları

Susam yağı
Alabalık yağı
Kekik yağı

Lavanta yağı
Nane yağı
Gliserin yağı

Ardıç yağı
Jojoba yağı
Biberiye yağı

Vücuda masaj yapmada kullanılır. Bütün vücut bu yağlarla ovulur.

Romatizma ve Ağrı Giderici Yağlar

Kekik yağı
Defne gar yağı
Alabalık yağı

Karanfil yağı
Pelesenk yağı
Susam yağı

Sarımsak yağı
Portakal yağı
Gliserin yağı

Çam Terebentin es.
Biberiye yağı
Okaliptüs yağı

Ağrıyan bölge önce kolonyalı mendil ile silinir. Sonra ağrı yağları iyice yedirilerek sürülür. Sıcak havlu ile sarılır. 2-3 saat sonra yıkanabilir.

Sinirsel Başağrısı (Migren)

Nane yağı
Pelesenk yağı
Papatya yağı

Kekik yağı
Lavanta yağı

Şakaklara ve alın bölgesine yağlar su ile yada ıslak pamuğa dökülerek (seyreltilerek) masaj yapılır.

Saygılarımla…

Sivilce,Sivilce İzi Tedavileri

> NOT <
İlaç İsimleri Sadece Bilgi Amaçlıdır.Mutlaka Doktora Gidip Bilgi Alın ve doktor kontrolü altında kullanın ..

Hafif Akne (Sivilce) Tedavileri

Hafif akneler (sivilce) Topical jel(yüze sürülen) solüsyon ve losyonlarla tedavi edilir. Ekstra vitamin ve minerallerin kullanımının tedaviye faydası bulunmamıştır.

Kendiniz Neler Yapabilirsiniz;
-Yüzünüzü su ile hafif bir temizleyici sabun veya antiseptik jel kullanarak günde iki kez yıkayın
-Akne (sivilce) ürünlerini sadece akne üzerlerine nokta halinde değil tüm etkilelen alanlara yayarak uygulayın.
-Akne (sivilce) tedavi ajanları ilk 2-4 hafta kuruluk yaratabilir. Zamanla cilt bu reaksiyonları göstermez.
-Yağsız bir nemlendirici kuruma şikayeti için kullanılabilir.
-Yağlı kozmetikler, fondoten, krem ve güneş koruyucular kullanılmamalıdır.
Iyileşme 2-4 ay arasında olabilir.
-Şiddetli tahrişlerde tedavi bırakılmalı doktorunuzla görüşülmelidir.

* Hafif derecede ki Aknelerde genellikle topikal yani dışardan sürme şeklinde ilaçlar kullanılır .

Topikal Akne (Sivilce) İlaçları ;

Antiseptic Deri Temizleyicileri;
Örnek ; Sebamed Sabun , İmex Sabunu gibi ..
Antibiotikler;
Etken Maddesi = Clindamisin , Eritromisin
Örnek İlaçlar; Tetradox , Aknilox,Monodox gibi ..
Retinoidler(Soyucular):
Etken Madde ; Tretionin, Adapalene
Örnek İlaçlar ; Tretin, Acnelyse , Differin gibi ..

Orta Dereceli Aknede (Sivilce) Tedavi

Burda da topical ajanlar(yüze sürülen), yanısıra Oral(ağızdan alınan) tedavilerde uygulanır.

Antibiyotikler ;
Etken Maddesi ; Tetrasiklin, Eritromisin ,Doksisiklin
Örnek İlaçlar; Tetradox , Aknilox , Benzamycin ..
Kadınlarda Östrojen ve Antiandrojen Tedavilerde ; Diane 35 , Spirinololakton vb..
Tedaviye dirençli Aknede
Etken Maddesi; İsotretionin Olan İsotrexin.

Şiddetli Aknede (Sivilce) Tedavisi:

Şiddetli akne (sivilce) Ağızdan ilaçlarla tedavi edilir. Hasta mutlaka dermatolog kontrolünde olmalıdır.Pek çok hasta Oral isotretionin(Roaccutane,Zoretanin gibi.. ) ile tedavi edilir. Bu tedavi hasta için uygun değilse Uzun süreli antibiotikler .Kadınlarda ise antiandrojenler tedavi kullanılabilir.

Sivilce İzleri Tedavisi

Not: Leke tedavisinde en önemlisi doğru teşhistir.
-Sivilce sonrası kalan izler sivilce esnasında oluşan reaksiyonun yaygınlığı ve derinliğinin derecesine bağlıdır. Reaksiyonun şiddeti sivilce izlerinin tipini, derinliğini ve tipini belirler. Üç tipte iz vardır.

- Yüzeysel Sivilce İzleri
- Derin Sivilce İzleri
- Keloid

Yüzeysel Sivilce İzleri:

Eğer Derinin Yüzeysel Tabakaları etkilenirse yüzeysel izler kalır. Bu izler hafif kırmızı,pembe renkte ve çok az deriden çöküktür. Bazen kahverengi renkli değişiklikler de olabilir. Bu tür izler için çok derin işlemler gerekmez. Retinoik Asit(tretin,differin,acnelyse türevi), Meyve Asitlerinin Deriye Uygulanması Yüzeysel peeling işlemleri bu tür izleri giderebilir.

Derin Sivilce İzleri

- Bu tür izlerde derinin alt tabakaları etkilenir. Deriden oldukça çökük, başlangıçta kırmızı , zaman içerinde beyaz renkte derin izlerdir. Bu tür izlerde daha farklı ve derin işlemler yapılarak bir dereceye kadar düzelme sağlanabilir.

- Derin Sivilce İzleri – Icepick skar ;
Icepick skar buz kıracağı ile delinmiş gibi gözüken dar, keskin sınırlı bir sivilce izidir. Genellikle 2 mm’ den dardır. İzin derinliği derinin alt dokularına ve yağ dokusuna kadar gider. Icepick skar lazer ile cilt soyma ve dermabrazyon gibi iz tedavilerine uygun değildir çünkü çok derindir.

- Derin sivilce izleri- Boxcar skar ;
Boxcar (yük vagonu) skar yuvarlak veya oval şekilli, keskin dikey kenarlı deriden çökük izlerdir. Icepick skardan farkı, izin dibi sivri değildir. Yüzeysel boxcar skar 0.1-0.5 mm derinliktedir. Bu tür izler derin soyma teknikleri ile iyileşebilir. 0.5 mm den daha derin izler derin soyma tedavilerinin dışındaki diğer teknikler uygulanmalıdır

- Derin sivilce izleri – Rolling skar ;
Rolling (dalgalı) skar normal görünümlü üst derinin , alt tabakalar tarafından çekilmesi sonucu oluşur. Bu yüzden deri dalgalı görünür. Rolling skar subsizyon tekniği dışındaki tedavilerle iyileşmez.

Keloid ;

Nadiren bazı kişilerde sivilce bölgesinde fibroblastların ( kollajen üreten hücreler) fazla çalışması nedeni ile deriden yukarı doğru büyüyen kabarık yara dokusu yani keloid oluşur. Daha çok erkeklerde gövde bölgesinde görülür.

Güncel Sivilce İzi Tedavileri ;
* Topikal Tedaviler ; Tretin , Acnelyse , Differin gibi Retinoik Asit ve Tretinoin etken maddesi içeren ilaçlar.

Diğer Başlıca Tedavi Şekilleri ;
1- Karboksiterapi ;
-Karbondioksit (CO2) gazının tedavi amaçlı derialtına enjekte edilerek dolaşımın ve dokudaki bölgesel metabolizmanın hızlandırılması ve yenilemesi işlemidir.

2- Dermabrazyon , Mikrobrazyon ;
- Mekanik olarak derinin yüzeysel tabakasının bir nevi tıraşlama ile uzaklaştırılması, pigment lekelerinin yok edilmesi, yara ve sivilce izlerinin azaltılması, ince kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla kullanılan bir yöntemdir)

3- Kimyasal Peeling ;
- Kimyasal peeling sistemindeki temel amaç, cildin hasar görmemiş, sağlıklı cilt tabakasının üstündeki hasarlı tabakayı kaldırmak, hasar görmemiş tabakayı ortaya çıkartmak ve canlandırmaktır. sonuç ise daha sağlıklı, daha pürüzsüz ve daha canlı bir cilttir

4- Photolazer ;
-Işık tedavisi sayesinde hem sivilce izlerinde iyileşme, aynı zamanda lekeleri tedavi etme, kılcal damarları geçirme ve ciltte antiaging etki yaratırlar. Cilt yüzeyi düzgünleşir, cilt daha kalın ve daha sağlıklı görünür.

5- Lazer Tedavileri ;
* Fraksiyonel Lazer ;Bu lazer sistemi ile izin derinliklerine kadar lazer ışını gönderilmesi hedeflenir. Bu ışın kötü iyileşmiş bu dokuya uygulandığında bir kısmını yakarak eritir.
Fraksiyonel Lazer Nerelerde kullanılır ;
-Akne , sivilce , ameliyat , yanık ve yara izleri
-Gebelik ve doğum sonrası çatlakları
-Cilt kırışıklıkları
-Yaşlılık ve güneş lekeleri
-Cilt Sıkılaştırma ve gençleştirme

6-İPL Tedavisi ;
-IPL tedavisinde flash lambasından yoğunlaştırılmış görünürbir ışık üretilir. IPL cerrahi olmayan bir tedavi yöntemidir.
Kullanıldığı Alanlar ;
-Damarsal deri hastalıkları
-Koyu renkli lekeler
-Epilasyon

7-Kryoterapi ;
- Sıvı azot ile dondurma tedavisi, buz tedavisi..

8-Dolgu maddeleri ;
-Sivilce izler elverişli ise yapılan dolgu madde enjeksiyonları oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebilirler. Tedavi yöntemlerini seçerken iz derinliği, cilt rengi oldukça önemli. Bazen tek bir yöntem tercih edilirken bazen kombine tedaviler daha iyi sonuçlar verebilir. Yüzeysel izlerde başarı şansı %80-%100 arasında değişirken, derin izlerde başarı %40-%70 arasında değişir. Önemli olan doğru uzmanlara başvurarak tedavi seanslarınızı düzenli devam etmeniz.

9-Lekeler için farklı bir alternatif
-Lavanta Kürü ;
Sonuç %70 başarı…
Günden güne oldu gelişmeler.
Kür esasen karaciğeri temizleme amaçlı uygulanıyor.Bu temizleme işlemi cilt lekelerinin kaybolması olarak size geri dönüyor. Biliyorsunuz iç organlar ne kadar sağlıklıysa cildimiz de o kadar sağlıklı.
Tamamen doğal ve hiçbir yan etkisi yok.
-Uygulanışı ;
300 gr(Yaklaşık 1 su bardağı) suda 4-5 gr.(Ortalama 1-1,5 yemek kaşığı yapıyor) lavantayı(çiçeği olacak yağı değil) 4 dk. kaynatıyorsun.fokur fokur değil ama kaynıyor kaynamıyor gibi kaynatacaksın.Akşam yemeğinden en az 2 saat sonra ılık olarak içiyorsun.Yani sindirimin tamamlanması gerekiyor.Ve her gün taze olarak hazırlanması şart.15 gün devam ediyorsun , 15 gün sonunda süreyi azaltıyosun haftada 3 kez içiyosun.

Not: Roaccutane ile aynı anda alabiliyorsunuz  hem sivilceleri kesiyorsunuz ilaçla , hemde lavanta çiçeği ile izleri zamanla geçiriyoruz
* Lavanta Çiçeği’ni Aktar’lardan(Bitki Satan Yerlerden) temin edebilirsiniz..

günah var mı karıncayı kırınca

İstanbul’da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa’yı titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’dan başkası değildi. Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi.

O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı kâğıdın altına bir şeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı.

Kanunî bir ara tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduğu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış olduğunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî’nin hocasına yazdığı sual vardı. Kanunî şöyle diyordu hocasına:

-Meyve ağaçlarını sarınca karınca
Günah var mı karıncayı kırınca?

Hocası Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu:

-Yarın Hakk’ın divanına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca

Hz. Süleyman ile Karinca

Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.
Karınca da,
“Bir buğday tanesi yerim” diye cevap verir.

Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıl bekler. Müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine meraklanır. Acaba neden yemedi?

Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemediğini sorar.
Karınca da,

“Daha önce benim yiyeceğimi yüce Allah (c.c) verirdi. Ben de O’na güvenerek bir buğday tanesini tamam olarak yerdim. Çünkü O beni asla unutmaz ve ihmal etmezdi. Fakat bu işi sen üzerine alınca doğrusu nihayet bu aciz bir insandır diye sana pek güvenemedim. Belki beni unutup yiyeceğimi ihmal edebilirsin. O yüzden de bir yıllık yiyeceğimin yarısını yiyerek, diğer yarısını da ertesi yıla bıraktım” diye cevap verdi

kartvizit

GEÇEN HAFTA arkadaşımın telefon defterinde bir numara ararken arasındaki bir kartvizit dikkatimi çekti. Ortada kartviziti bastıran şahsın ismi, altında ise ünvan olarak ‘kimya mühendisi’ yazılıydı. Kartın üst kısmına ise bir züccaciye dükkanının ismi basılmıştı. Şaşkınlıkla yanlış mı okudum acaba diyerek karta tekrar tekrar baktım. Kimya mühendisliği ile züccaciye dükkanı arasında bir ilişki kuramamıştım. Fakat hayır, yanlış okumamıştım. Belli ki kartı bastıran şahıs kimya mühendisliğini bitirmiş, fakat sonradan ticarete atılıp bir züccaciye dükkanı açmıştı. Kartvizitin altına da “Bakın, ben mühendisim ha; sıradan bir esnaf değilim” dercesine ‘müh.’ ibaresini yazdırmadan edememişti. Fesübhanallah dedim kendi kendime. Ve gülmekten de kendimi alamadım.
O akşam da, çoğu akşam olduğu gibi binbir düşünceler, binbir hesaplar ile yatağa girmişken, bu kartvizit tekrar hatırıma geldi. Şunu şöyle yapayım, bunu böyle yapayım, bunu böyle ayarlayayım diye planlar yapıp kurgular kurarak, olabilecek tüm ihtimalleri hesaba katarak kafamda senaryolar yazarken, zihnim gene ağır bir yükün altına girmişti. Fakat gene çoğu zaman olduğu gibi, ölüm fikri kıyıdan köşeden bir yerden zihnime girmeyi başarmış, bütün hesaplarımın, planlarımın üzerine dinamit yerleştirmişti. İşte gene hayata ait sorularla başbaşa kalmıştım.
Duygularım “Hayır, şimdi değil, daha yapacak çok işim var” diyerek ölüme karşı direniyordu. Fakat ölümün ne zaman geleceğinin belirsiz olması bütün güzel planlarımı, hayallerimi, umutlarımı anlamsızlaştırıyor, bütün şevkimi ve arzumu kırıyordu.
İşte bunları düşünürken o kartvizit gözümün önüne geldi. Fakat bu sefer kartın üzerinde kendi ismim yazılıydı. Altında da asıl mesleğim, gerçek vazifem. Binbir çeşit ikram ve ihsanatla misafir edildiğim şu kâinat sarayının Sahibini tanımakla vazifelendirilmiştim. An be an tazelenen mahlukatın ne kadar muazzam ve hikmetli yaratıldığını seyretmek, seyrettikçe hayret etmek, hayret ettikçe o saray Sahibinin uluhiyetinin sınırsızlığı karşısında alnımı yere koyacak kadar alçaldığımı ifade etmek Zat’ın emirlerini tanımak ve O’nun izni dairesinde hareket etmekti.
İşte asıl vazife buyken, ben de o kartvizitteki şahıs gibi, gerçek mesleğimi bir kenara bırakmış, bir züccaciye dükkanındaki cam eşyalar çeşitliliğinde kendime değişik hedefler saptamış, planlar kurmuştum. Bunun farkına da, ancak geceleri ölüm fikri gelip de sancı yaptığı zaman varabiliyordum.
Ölüm var deyip hiç üstüne almamak; ya da ahiret var deyip sanki yokmuş gibi davranmak… Hayret doğrusu! Bu sefer kendime fesübhanallah dedim, fakat gülemedim.