BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ
Dandanakan savaşı ve Büyük Selçuklu devletinin kuruluşu: Saltan Mesud’un yolladığı ikinci orduda yenilince kendisi 10.000 kişilik bir ordu hazırladı. Bu büyük orduya cesaret edemeyen Selçuklu yıpratma politikası uygulayarak Gazne ordusunu yordular ve Dandanakan Hisarı önünde 3 gün savaşarak onları bozguna uğrattılar. Bölgenin en güçlüsünü yenen Selçuklular Resmen devlet oldular.
A) Selçuklu devletinin genişlemesi:
1. Tuğrul bey (1040-1063): Dandanakan’dan sonra sultan ilan edildi. Önemli kararlar verdi ve hanedan üyelerini vilayet yönetimine getirerek devleti genişletme görevi verdi. Tuğrul Bey cömert, merhametli bir hükümdardı. Selçukluyu kuran siyasi bir dehaydı. Çağrı bey ve oğlu Alparslan Gazne ve Karahanlılar karşısında seferler kazandı. Batı yönünde de önemli seferler yapılmıştır. Başkent ele geçirilen REY’e taşındı. Bizans, Azerbaycan ve Pasinlerde bozguna uğratıldı. Korkan Bizans, Selçuklu ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Baskı altındaki Abbasi halifeliği Tuğrul Bey’i davet etti ve halifeliği devretti. İlk laiklik uygulaması yapılmış oldu. Çağrı Bey ölünce (1060) İbrahim Yınal sultan olmak için ayaklandı, ancak ayaklanma bastırıldı. Tuğrul Bey 70 yaşında REY’de öldü.
2. Alparslan (1063-1072): Tuğrul Bey ölünce yerine tahta geçen Süleyman’ın hükümdarlığını kardeşi Alparslan tanımadı. Bu sırada çıkan isyanları bastırarak REY’e geldi ve tahta geçti fetihlere devam etti. Ahlat’ı merkez alarak Bizans’ı sıkıştırdı ve Ani’yi ele geçirdi. Ardından Kafkasya’da fetihler yaparak ani bir saldırıyla Malazgirt kalesini aldı. Bizans’ı yenerek imparatoru esir aldı. Alp Arslan Maveraünnehir seferinde esir alınan bir komutan tarafından hançerlenerek öldürüldü (1072). Alp Arslan üstün bir lider, cesaretli, disiplinli ve kararlı bir hükümdardı.
Etiket Arşivi: Büyük
Eyl
17
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ
Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !
Eyl
15
BÜYÜK HUN İMPARATORLUĞU HAKKINDA KISA BİLGİ
BÜYÜK HUN İMPARATORLUĞU HAKKINDA KISA BİLGİ
Türk tarihinde büyük hakanlar ile büyük devletlerin ortaya çıkışı ya halkın bir tepkisi sonucu ya da milletin patlaması sonucu ortaya çıkar.Çin hükümdarının Çin’in kuzeyinde yaşayan Hunlar’a büyük bir darbe vurmuştur. Ve buradaki zengin otlaklarda yaşayan Hunlar kuzeye göç etmek zorunda kalmışlardır. İşte Mete’nin ortaya çıkmasına sebep olan olay budur. Mete Tuman Hanın oğludur Yüeçiler, Hunların güneyinde, Çini orta asyaya bağlayan yollar ve ticaret şehirleri üzerinde yaşıyorlardı.
Mete’nin tümen komutanlığı: Mete Yüeçerilerden kurtulduktan sonra ülkesine geldiğinde tümen komutanlığı yapmaya başladı. Mete tümen komutanı iken askerlerini eğitmek için bir ıslık çalan bir ok icat etti Mete bu oku hangi yöne doğru çevirirse askerleri de o yöne doğru ok atacaklardı. Bunda herhangi bir şüphe olursa şüphe edenin başı kesilecektir. Mete bir gün bu okunu en sevdiği atının üzerine doğrultu ve askerlerinin bir kısmı da bütün oklarını ata atılar, terettüt de düşenlerin ise başı kesildi, yine bir gün Mete okunu en sevdiği cariyesi/eşinin üzerine attı ve yine askerlerinin bir kimi Mete’ye uydu terettüt edenlerin başı kesildi. Mete bu kez de okunu babasının üzerine doğrulttu. Askerlerinin hepside oklarını o yöne doğru fırlattılar. Mete’nin babası öldükten sonra Mete hakan oldu.
Hun devlet anlayışında vatan: Vatan kanla yuğrulmuş bir toprak parçasıdır. Hunların sonraki tarihinde de ben atamdan kalan toprağı başkasına veremem diyen hakanlar görülmüştür. Göktürk yazıtları da türkün yeri ve suyu demekle, bu vatan anlayışını anlatmışlardır.
Mete’nin başa geçtiğini öğrenen düşmanları bir savaş bahanesi aradılar ve Mete’den babasının atını istediler Mete kurultayı topladı ve kurultay atın verilmesini istemediler. Mete’de komşumuzdan bir atı mı esirgeyeceğiz dedi ve atı gönderdi. Daha sonra düşmanları Mete’den en sevdiği cariyesini istediler Mete’de onların bu istediklerini kabul etti. Daha sonra düşmanları Mete’den iki ülke içinde fazla bir önem taşımayan bir çöl toprağını istediler Mete yine kurultayı topladı kurultay üyeleri toprağın verilmesini istediler. Mete’de şiddetle “at ve kadın bana ait şeylerdi, ama toprak millete ait bir şeydir” dedi ve kurultay üyelerine şiddetle karşı çıktı ve bu isteği kabul edenlerinin başlarını hemen oracıkta kestirdi. Ve daha sonra düşmanlarının üzerine sefer düzenledi ve büyük bir yenilgiye uğrattı.
Eyl
14
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920)
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920)
Yeni seçilen milletvekilleri ile Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Ankara’ya gelebilen üyeleri tarafından “Olağanüstü Yetkilerle Donatılmış Meclis” sıfatıyla açılmıştır. “Kurucu Meclis” adının padişahcı çevrelerde uyandırdığı kuşku böylece ortadan kalkmıştır. Meclis, 1 Nisan 1923’e kadar görev yapmıştır; I. Meclis denilmektedir.
Millî Mücadele’yi yürüten kurucu (yeni devlet kuran) bir meclistir. Millî egemenlik esaslarına göre çalışmıştır. Başına Türkiye kelimesi, 8 Şubat 1921’de eklenmiştir. Bu durum, milliyetçiliğin benimsendiğini gösterir. Nitekim, 1921 Anayasası’nda ve antlaşmalarda “Türkiye Devleti” adı yer almıştır.
1-Açılış kararları
• Hükûmet kurmak zorunludur (kurulacak hükûmete “Meclis Hükûmeti” denilmiştir. Böylece “Temsilciler Kurulu” dönemi sona ermiştir).
• Geçici de olsa, bir hükûmet başkanı ve padişah vekili atamak doğru değildir (padişah otoritesi tanınmamıştır).
• Mecliste toplanmış millî iradeyi tam olarak yurdun yazgısına egemen kılmak temel ilkedir.TBMM’nin üstünde bir güç yoktur(Osmanlı yönetimi yok sayılmıştır).
• Padişah ve halifenin, baskıdan kurtulduktan sonra düzenlenecek yeni yasalarla durumu belirlenecektir.
• Meclis, yasama ve yürütme yetkisini elinde toplar (kuvvetler birliği). Meclisten seçilecek bir kurul, hükûmet işlerini yürütmekle görevlidir. Meclis başkanı hükûmetin de başıdır.
Meclis’te, Müdafaa-i Hukuk karşıtı gruplara “İkinci Grup” denilmiştir. M. Kemâl’in hem Meclis Başkanı hem Hükümet Başkanı seçildiği Meclis’in açılması ile İtilâf devletleri Anadolu Hareketi’nin önemini kavramışlardır.
2-TBMM’ye karşı ayaklanmalar
Nis
23
Büyük Timir İmparatorlugu
Timur, kendi adıyla anılan büyük Türk İmparatorluğu’nun kurucusudur. 8 Nisan 1336′da, Türkistan’ın Keş şehrinde dünyaya geldi. Semerkand’ın güneyinde bulunan bu yerin bu günkü adı “Yehr-i Şebz”dir. Babası, Barlas oymağının beyi Turagay (Turgay), annesi Tekine Hatun idi. Barlas boyu Orta Asya’dan gelen bir Türk kavmidir. O devirde Barlas boyu Çağatay Hanlığı’na bağlı idi.