Kategori Arşivi: İngilizce

Mar
31

IF CLAUSES- İNGİLİZCE’DE ŞART CÜMLELERİ    

IF CLAUSES- İNGİLİZCE’DE ŞART CÜMLELERİ

IF = Eğer / Şayet

Şart cümlelerine İngilizce’de If Clasuses veya Conditionals denir. 4 çeşit şart cümle tip vardır. Bunlar:

  • Type 0
  • Type 1
  • Type 2
  • Type3

Bunlar numaraları ile bilinir. Bu sıralama farklı durumlardaki farlı yapıları anlatan şart cümlelerinin anlatımını kolaylaştırmak için böyle bir sıralama vardır.

Şart cümlelerinin iki kısmı vardır. Birincisi kısmı şart ikinci kısmı ise koşuldur. Şu olsaydı bu olacaktı. Şunu yaparsan bu olacak vb.

Type 0

Bu yapımızı anlatmayı bir örnek üzerinden yapalım.

If you heat ice, it melts = Buzu ısıtırsan erir. Bu örneğimiz de bir olayın gerçekleşmesi bir şarta bağlanmıştır ve hayali olmayan gerçek bir durumdan söz etmektedir. Yani, Gerçek zamanlı şart cümlelerini anlatırken kullandığımız yapı TYPE 0 dır.

TYPE 0
Şart Sonuç
IF you heat It melts
Geniş Zaman Geniş zaman

Examples:

  • If the weather is rainy, I take an umbrella (Hava yağmurluysa, şemsiye alırım.)
  • If I don’t go to cinema, I watched TV at my home (Sinemaya gitmezsem evde TV seyrederim)

Type 1

If I see him, I will tell him = Onu görürsem söyleyeceğim

Bu örneğimizden type 1 i inceleyelim. Sonucu GELECEKTE GERÇEKLEŞECEK şart cümlelerini bu yapıda kullanırız. Kısaca Şunu yaparsan bu olacak gibi cümleler.

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Mar
31

İngilizce’deki 13 Tense    

Tense Positive Negative Question Usage
The Simple Present Tense I go to cinema on Fridays. I do not like playing basketball. Do you know me? Bu tense ile genelde yapılan işler, alışkanlıklar ve bilimsel gerçeklikler ifade edilir.
The Simple Past Tense We took an exam last week. He did not come to school yesterday. Did you take an exam yesterday? Geçmişte belirli bir zaman diliminde yapılan eylemleri anlatmak için kullanılır.
Future Tense He will visit Topkapi Palace next week. I will not come to the meeting next week. Will you come to Turkey this year? Gelecekle ilgili şuan verilen kararları ve tahminleri ifade ederken bu “tense” kullanılır.
The Present Continuous Tense I’m studying English now. It is not snowing outside now. Why are you doing that? Şuan (içinde bulunduğumuz anda) yapmakta olduğumuz eylemleri anlatmak için kullanılır.
The Past Continuous Tense He was reading a novel when I came to the house. It was not raining when we arrived at home. What was he doing when we were not at home. Bu “tense”i geçmişte belli bir noktada yapmakta olduğumuz eylemleri anlatırken kullanırız.
The Future Continuous Tense She will be sleeping when you arrive at home. I will not be living in Ankara this time next year. What will you be doing this time next year? Gelecekte bir noktada yapıyor olacağınız eylemleri “Future Continuous” ile anlatırsınız.
Future Going to He is going to visit his uncle in Canada next week. I’m not going to have a holiday this summer. Are you going to study it? Gelecekle ilgili planları bu “tense” ile ifade edilir.
The Present Perfect Tense I have seen you two times this week. I have not been to England. How long have you been to Canada. 1) Yakın geçmişte başlayıp sonuçları veya etkileri hala devam eden eylemler için bu “tense” kullanılır.
2) Geçmişte gerçekleşen bir olay zaman vermeden ifade ediliyorsa yine bu “tense” kullanılır.
The Past Perfect Tense I had already seen that. I had not finished my exam paper when the bell rang. Had you ever seen me before? Geçmişte bir eylemden daha önce gerçekleşmiş başka bir eylemden söz ediliyorsa “Past Perfect” kullanılır.
The Future Perfect Tense I will have graduated from university in two years. She will not have finished her work by the time he comes back. How long will he have lived in London by the end of next spring? Gelecekte bir noktada yapmış veya tamamlamış olacağımız eylemler bu “tense” ile ifade edilebilir.
The Present Perfect Continuous Tense I have been studying French for five hours. I have not been watching TV for three hours. How long have you been studying English? Bu “tense” ile geçmişte başlayıp şuan hala devam etmekte olan eylemler anlatılır.
The Past Perfect Continuous Tense He had been sleeping for hours when the doorbell rang suddenly. The party had been going on for two hours when they began quarrelling. How long had he been sleeping when we arrived? Geçmişte bir zaman diliminde başlayıp, yine geçmişte bir noktada biten eylemler bu “tense” ile ifade edilir.
The Future Perfect Continuous Tense I will have been studying for two hours when you come back. They will not have been watching TV for three hours by the time he goes out. How long will you have been studying lesson by the time you take the examination? Gelecekte bir eylemi ne kadar zamandır yapıyor olacağınızı bu “tense” ile ifade edersiniz.

Mar
31

SIMPLE PAST TENSE    

SIMPLE PAST TENSE

Kullanımı;

Positive Sentences:

===>Subject+ verb2+……<====

I ate hamburger two hours ago.

Mustafa spoke with an English man last week.

She studied English Lesson yesterday.

Negative Sentences:

===>Subject+did not/didn’t+verb+……<====

Ayşe did not go to theater two days ago.

He didn’t understand English lesson.

Not: Simple Past Tense’te olumsuz cümlelerde fiil herhangi bir ek almaz veya değişmeye uğramaz. Master hali ile kullanılır.

Questions Sentences: (Positive and Negative Queations)

===>Did/Didn’t+Subject+verb2+……<===

Did you study English Lesson three days ago?

Didn’t he know foreign language?

Mar
31

İNGİLİZCE’DE FOR VE SİNCE KULLANIMI    

İNGİLİZCE’DE FOR VE SİNCE KULLANIMI

For ve since ifadeleri “present perfect tense” ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir. Bir eylemin ne kadar süre yapıldığını bildirir.

1. For kullanımı: Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken “for” kullanılır. Bir eylemin ne kadar süre yapıldığını belirtir.

Örnekler;

  • The children have studied English for six hours

(Çocuklar 6 saattir İngilizce çalışıyor)

  • Where have you been for a week?

(Bir haftadır neredesin?)

  • I have tought English in this school for three years.

(Ben üç yıldır bu okulda İngilizce öğretiyorum.)

For da present perfect tense ile kullanıldığıda, bir eylemin geçmişte başlayıp, şu ana kadar devam etmekte olduğunu ifade etmek için kullanılır. For ile birlikte two minutes, three hours, four days, five years gibi zamanın uzunluğunu ifade eden yapılar kullanılır.

 

2. Since kullanımı: Bir Eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanılır.

 

Mar
31

PRONUNCIATION IN ENGLISH (İNGİLİZCE’DE TELAFFUZ)    

PRONUNCIATION IN ENGLISH (İNGİLİZCE’DE TELAFFUZ)

1. Basit Sesliler

a. İngilizce kelimelerde genlikle vurgulu söylenen bir hece bulunmaktadır ve bu heceler uzun veya kısa okunurlar.

  • Sonunda bir “e” harfi bulunan aksanlı bir hece veya bir sessizi izleyen “e” harfi ile biten kelimelerdeki sesliler uzun okunurlar.

Örneğin :

Plane (pleyn) rope (ro:p) marble (mar’bıl)

Hope (ho:p) cake (keyk) here (hi:r)

  • Sonlarında “e” harfi bulunmayan ve kendinden önce bir ya da birden fazla sessiz gelen kelimelerdeki sesli harfler kısa okunur.

Örneğin;

Red (red) milk (milk) fleg (fleg)

Hat (het) crack(krek) dog (dog)

b. Bir kelimenin içindeki “r” harfinden önce yer alan “a, i ,o” seslileri varsa, bunlar olduklarından farklı okunurlar.

Örneğin;

Shirt (şört) large(la:rc) bird(börd) short (şort)

2. Birleşik Sesliler

a. Vurgulu bir cümlede çift ve birleişk sesliler, basit sesliler gibi okunurlar.

Mar
31

İngilizce’de “can” ve “be able to” Kullanımı    

1) Yeteneklerimizi ifade ederken “can” ya da “be able to” kullanırız.
He can speak two foreign languages fluently.
He is able to speak two foreign languages fluently.

2) Olumsuz cümlede can’t ve am/is/are not able to kullanılır.
I can speak English, but I can’t speak French.
I’m able to speak English, but I’m not able to speak French.

3) “Be able to” diğer tense’lere göre çekimlenebilir.
He is able to speak very good English. (Present)

He has been able to speak English for ten years. (Present Perfect)
He was able to speak good English when he was a child. (Simple Past)
He will be able to speak English even better when he stays in England for some time. (Future)
He should be able to speak English well, because he has been living in England for six years. (With other modals)
He had been able to speak English for five years when he went to England. (Past Perfect)

4) “Can” yapılması mümkün olan olayları ifade ederken de kullanılır.
I’m very busy now, so I can’t help you.
(It’s not possible for me to help you now.)

I’ll finish my work in an hour, so I can help you then.
(It’s possible for me to help you after I finish my work.)

I have very little money on me now, so I can’t lend you any.
(It’s not possible for me to lend you any money now.)

I’ll go to the bank in the afternoon, and I’ll withdraw some money from my bank account. Then I can lend you some.
(It will be possible for me to lend you some money after I’ve withdrawn some from the bank.)

5) “Can”, birine bir şey yapması için izin verilirken de kullanılır. Bu kullanımıyla, “can”, “may” ile aynı anlamı verir.

(The shop owner to the customer)

Mar
31

İrregular Verbs – İngilizce’de Düzensiz Fiiller    

Infinitive (Present) Simple Past Tense Past Participle arise arose arisen awake awoke awoken am / is / are was, were been babysit babysat babysat bear bore borne beat beat beaten become became become befall befell befallen begin began begun behold beheld beheld bend bent bent bet bet bet bind bound bound bite bit bitten bleed …

Devamını oku »

Mar
31

İngilizce Would Modal Verb Konu Anlatımı    

İngilizce Would Modal Verb Konu Anlatımı

Subject Yardımcı fiil Ana fiil
positive sentence I Would Drink Coffee.
He
She
It
We
You
You
they
Negative sentence I Would not
He
She
It
We
You
You
they
Question Sentence Would I Coffee?
He
She
It
We
You
You
they

Would Yardımcı Fiilinin kullanımı

1. İngilizce de would koşul şart cümlelerinde kullanılır.

Examples Sentences:

a. If I didn’t go to their party, they’d be offended.

- Eğer partilerine gitmeseydim çok gücenirlerdi.

Mar
31

SO …. THAT – SUCH … THAT    

SO …. THAT – SUCH … THAT

  • İki cümle arasında sebep-sonuç ilişkisi kuran bir yapıdır.
  • Dümleye kattğı anlam “o kadar ….. ki” dir.
  • Sebep cümlesi sonuç cümlesinden önce yazılır.
  • So ….. that kalıbındaki “….” Yere mutlaka sıfat veya zarf gelmelidir.
  • Such …..that kalıbındaki “…..” yere sıfat tamlaması gelmelidir.
  • Such …. That ten sonra isimde gelebilir. Bu durumda anlamı “öyle , böyle” olur.

Examles :

  • She is so beatiful that he falls in love with her.

(O kadar güzelki o ona aşık)

  • He is so intelligent that he is hardworking in our class.

(O öyle zekidir ki sınıfımızın en çalışkanıdır.)


Kapat  |  Göster

Tüm masaüstü bilgisayar fırsatları için tıklayın !