Kurtuluş Savaşı Genelgeler/Kongreler Dönemi
Kurtuluş Savaşı, İstiklal Harbi, Türk İstiklal Harbi veya Mülli Mücadele olarak adlandırılan, 1. Dünya Savaşından yenik olarak çıkan Osmanlı Devleti’ni İtilaf Devletlerince açılan işgal sonucu milli sınırları korumak için açılan çok cepheli siyasi ve askeri bir savaştır.
Havza Genelgesi (Bildirisi) 28 -29 Mayıs 1919
Mustafa Kemal’in İzmir’in işgalini Anadolu’ya bildirmek ve halk arasında milli bilinci uyandırmak için yayımlandı.
Genelgedeki maddeler
- Havza genelgesinden sonra ülkenin pekçok yerinde işgalleri protesto mitingleri düzenlenecektir.
- İtilaf Devletleri ve istanbul Hükümetini kınayan telgraflar çekilecektir.
- Mitinglerde Hristiyan halka zarar verilmeyecektir.
- Büyük devletlerin temsilcilerine uyarı mektupları ve telgrafları çekilecek.
Önemi ;
- Milli direniş ilk defa uyandırılmıştır.
- Mustafa Kemal İtilaf devletlerinin baskısı ile İstanbula Çağrıldı Mustafa Kemal çağrıya cevap vermedi.
- Yurdun her tarafında işgallere protesto mtingleri düzenlendi.
Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
Havzadan Amasya’ya geçen Mustafa Kemal burada ülkenin içinde bulunduğu durumu açıkça belirtiyor ve çözüm yolunun bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini ifade ediyordu. Mustafa kemal Amasya’da Anadolu ve Rumeli’de kurulan Müdafa-i Hukuk Derneklerini birleştirme ve kongreler yaparak tüm ulusun kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya genelgesini(Tamimi) hazırlamıştır.
Genelgedeki maddeler;
- Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.(Kurtuluş Savaşının gerekçesi)
- İstanbul Hükümeti üzerine düşen görevi yerine getirmemektedir. Bu durum milletimizi yok durumuna düşürmektedir.
- Milletin geleceğini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. (Kurtuluş Savaşının amacı ve yöntemi belirtilmiştir.)
- Her türlü etki ve denetimden uzak bir kurul oluşturulmalıdır.
- Her ilden üç delege olacak şekilde Sivas’ta milli bir kongre düzenlenmelidir.
- Seçilecek bu delegelerin seçimlerini Belediyeler yapacaklardır.
- Mevcut askeri birlikler kesinlikle dağıtılmayacak, komutası bırakılmayacaktır.
Amasya Genelgesinin Önemi;
- Türk İnkılabı’nın ihtilal safhası başlamıştır.
- Ulusal egemenliğe dayalı bir yönetimin kurulması konusunda atılan ilk adımdır.
- Amasya Genelgesinde ilk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.
- İstanbul Hükümeti ilk kez yok sayılmıştır.
- Türk milletini hem İistanbul hükümetine hem de işgalci güçlere karşı mücadele etmeye çağırmıştır.
- Üstü kapalı olarak temsil kurulunun kapatılmasından bahsedilmiştir.
Amasya Genelgesinden sonra Mustafa Kemal İngilizlerin baskısı ile İstanbul Hükümeti tarafından görevden alınarak İstanbul’a çağrılmıştır. Mustafa Kemal kendisinin padişahın iradesiyle atandığını söyleyerek zaman kazanmaya çalışmıştır.
Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)
Amasya Genelgesinden sonra Mustafa Kemal, 8 Temmuz’da Erzurum’da askerlik görevinden ayrıldığını bildirerek Osmanlı hükümeti ile tüm ilişkilerini sona erdirmiştir. 23 Temmuz 1919′da Erzurum, Sivas, Bitlis, Van ve Trabzon’u temsil etmez üzere 56 Delegenin katıldığı Erzurum Kongresi Mustafa Kemal Başkanlığındatoplanarak Aşağıdaki tarihi kararları almışlardır.
- Ulusal sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, bölünemez.
- Yabancıların baskısı altındaki Osmanlı Hükümetinin dağılması halinde ulus tümden direniş ve savunmaya geçecektir.
- Vatanı kurtarma yolunda İstanbul Hükümeti başarısız olursa geçici bir hükümet kurulacaktır.
- Ulusal kuvvetleri ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır.
- Hristiyanlara siyasi dengemizi bozacak ayrıcalıklar tanınamaz.
- Manda ve himaye kabul edilemez.
- Mebusan meclisi açılmalı ve hükümetin çalışmaları denetlenmelidir.
- Sömürgecilik amacı taşımayan devletlerden teknik, ekonomik ve sanayi alanındaki yardımlar kabul edilebilir.
- Kuva-i Milli’yi etkin milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Kongre’nin önemi
- Yeni bir devlet kurma düşüncesi belirginleşmiştir.
- Misak-ı Milli sınırları ilk kez belirlenmiştir.
- Erzurum kongresinin toplanma amacı bölgesel, alınan kararlar bakımından ulusal bir kongredir.
- Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.
Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)
Milli direnişi oluşturmada ikinci büyük adım Sivas’ta atılmıştır. Sivas Kongresi Temsil Heyeti’nin yanı sıra bazı illerden seçilmiş 38 delegenin katılımlarıyla Sivas’ta 4-11 Eylül 1919 Tarihleri arasında toplanmıştır.İstanbul’un kongrenin toplanmasını önlemek için uyguladığı tüm baskılar sonuçsuz kalmıştır.
Alınan kararlar;
- Erzurum Kongresinde alınan bütün kararlar kabul edilmiştir.
- Anadolu ve Rumeli’de kurulmuş mudafa-i hukuk cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Mudafa-i Hukuk Cemiyeti Adı altında birleştirildi.
- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir.
- Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan’ın derhal toplanması mecburidir.
Kongrenin önemi;
- Mustafa Kemal kongrede Temsil Heyeti’nin başkanı seçilmekle Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yetkili lideri haline gelmiştir.
- TBMM bu kongrede seçilen Temsil Heyeti tarafından açılacaktır.
Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim1919)
Mustafa Kemal İstanbul Hükümeti ile yaptığı yazışmalarda, hükümetin Erzurum ve Sivas’ta alınan kararlara bağlı olmasını, Meclis-i Mebusan’ın toplanana kadar hükümetin önemli kararlar almamasını, atamalarda Heyet-i Temsiliye’ye danışılmasını istemiştir. İstanbul Hükümeti Mustafa kemal ile görüşmek üzere Anadolu’ya Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı temsilci olarak gönderdi.
- İstanbul Hükümeti Sivas Kongresi kararlarını Meclisi Mebusanında onaylaması koşuluyla kabul edecektir.
- Anadolu ve Rumeli Mudafa-i Hukuk Cemiyeti İstanbul Hükümeti tarafından resmi bir kuruluş olarak tanınacaktır.
- Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin işgaline izin verilmeyecektir.
- Müslüman olmayan topluluklara Türklerin egemenlik haklarını ve toplumasal dengesini bozacak ayrıcalıklar tanınmayacaktır.
- Meclis-i Mebusan’ın İstanbul güvenli olmadığı için Anadolu’da geçici olarak toplanacaktır.
- itilaf devletleri ile yapılacak görüşmelerde Heyet-i Temsiliye’nin uygun göreceği kişilerin bulunması sağlanacaktır.
Amasya Görüşmelerinin Sonucu;
- Temsil Heyeti (Heyet-i Temsiliye) Osmanlı Hükümeti tarafından resmen tanınmıştır.
- Görüşmeler sonunda Meclis-i Mebusan’ın İstanbul dışında toplanması kabul edilmemiştir.